Vefasızlık ve "Zıp Zıp" Siyasetçiler
Erol Altunoğlu’a yazıyor…
Siyaset tarihi, liderlerin omuzlarında yükselip güç kazandıktan sonra, ilk fırsatta o omuzlara basarak yükselmeye çalışanların hikayeleriyle doludur.
Bir partinin hafızasını, geleneklerini ve birleştirici kimliğini yok sayarak, düne kadar gölgesinde serpilip büyüdükleri liderlere "proje" ya da "görevli" imasında bulunanlar, aslında kendi siyasi ahlaklarının sınırlarını çizmektedir.
Eğer ortada bir hata varsa; o da liderlerin, kurumsal gelenekleri temsil edecek sadık kadrolar yerine, bugün partiyi şahsi ikbal kapısı olarak gören bu zihniyete zamanında alan açmış, onları makam ve mevkilerle ödüllendirmiş olmasıdır.
Gelişmiş demokrasilerde partiler, kişilerin geçici hevesleriyle değil, köklü gelenekler ve kurumsal hafıza ile ayakta kalır.
İngiltere’yi uzun yıllar yöneten Thatcher, kendi kabinesindeki ve yakın çevresindeki isimlerin iç hesaplaşmaları ve siyasi manevraları sonucu liderlikten indirildi.
Ancak İngiliz siyasi tarihi, Thatcher'ı bir döneme yön veren güçlü bir figür olarak yazarken, onun arkasından iş çevirip koltuk hesabı yapanları sadece kısa vadeli birer "figüran" olarak kaydetti.
Güçlünün yanındayken sadakat yemini edip, güç dengesi değiştiğinde ilk hançeri vuran zihniyet, modern dünyada artık prim yapmıyor.
Gelişmiş siyasi kültürlerde, düne kadar övdüğü lidere bugün kişisel kariyer hesabı için saldıran aktörler, seçmen nezdinde "güvenilmez" olarak etiketlenir ve ilk seçimde tasfiye edilir.
Bir lidere haksızca "proje" yakıştırması yapanlar, aslında aynaya bakmalıdır.
Asıl proje; partilerin köklü kimliğini ve birleştirici gücünü tahrip eden, kurumu kendi kariyer basamağı olarak gören fırsatçı anlayıştır.
Makam ve koltukların geçici ışıltısına aldanıp, kendilerini bir gecede siyaset devi zanneden bu "zıp zıp" siyasetçiler, siyaset sahnesinden sabun köpüğü gibi silinip gitmeye mahkumdur.
Siyasetin gerçek yükünü taşıyan vefakar kitleler ile rüzgâra göre yön değiştiren çıkarcılar, toplumun vicdanında çoktan ayrışmıştır.
Kurumlara emek veren liderler kalıcıdır; güç sarhoşluğuyla haddini aşanlar ise sadece kötü birer hatıra olarak kalacaktır.