KURULTAY: İRADE Mİ, HAMLE Mİ?
Siyasette bazen sonuçtan çok yöntem tartışılır.
Bugün tartışılan konu şu:
Kurultay sandıkla mı gelir, süreç yönetimiyle mi?
Soru: Bir yönetimi değiştirmek için tek meşru yol seçim mi?
Cevap: Hayır. Demokratik sistemler sadece sandık gününden ibaret değil. İstifa da var, olağanüstü kurultay da var, tüzük de var.
Soru: Peki her tüzüğe uygun hamle meşru mudur?
Cevap: Hukuken olabilir. Ama siyaset bazen hukuk kadar algıyla da yönetilir.
Soru: Çoğunluk gerçekten sizdeyse neden doğrudan yarışılmıyor?
Cevap: Çünkü bazıları mevcut yapının artık temsil üretmediğini düşünüyor.
Soru: Organı işlemez hale getirip seçime gitmek demokrasi mi?
Cevap: Kimine göre siyasi manevra. Kimine göre örgütü yeniden konuşturmak.
Soru: Kurultay istemek kulis midir?
Cevap: Her zaman değil. Ama kurultayın meşruiyeti; çağrısından çok sonucuyla ölçülür.
Soru: Siyasette esas olan güç mü?
Cevap: Kısa vadede olabilir.
Uzun vadede?
Kurallar.
Bir taraf diyor ki:
“Sandık kur, delege konuşsun.”
Diğer taraf diyor ki:
“Tüzük izin veriyorsa süreç de siyasetin parçasıdır.”
Asıl soru burada başlıyor:
Sandık sadece oy verilen gün mü kurulur?
Yoksa bazen sandığa giden yolu açmak da siyasetin kendisi midir?
Ve belki en kritik soru:
Kazanan kim olacak?
Daha güçlü olan mı?
Yoksa daha meşru görünen mi?
Siyasette son sözü çoğu zaman alkış değil; zaman söyler.