BAYRAMDA ÇINARIN GÖLGESİ
yazar
Gazeteci Rıza Başkan
Tüm Yazıları

BAYRAMDA ÇINARIN GÖLGESİ

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

ÇINARIN GÖLGESİ

CHP bir partiden fazlasıdır…
Kimi zaman bir okul, kimi zaman bir sığınak, kimi zaman da memleketin son nefesidir.

Ama her ulu çınar gibi onun da bakıma ihtiyacı vardır.

Çünkü mesele sadece büyümek değildir.
Mesele; gölge verebilmek, ayakta kalabilmek ve kökünü kaybetmemektir.

 

Çınarın gövdesine yaslanıp yıllarca serinleyenler oldu.
Sonra o gövdeyi kemirmeye başlayanlar…

Emek vermeden makam isteyenler…
Mücadele etmeden vitrine çıkanlar…
Partiyi halk için değil, kariyer için kullananlar…

İşte en büyük tehlike bazen dışarıdan değil, içeriden gelir.

Bir çınarı baltayla deviremezsin belki…
Ama içine giren kurtlar sessiz çalışır.

 

Siyasette sadakat başka şeydir, biat başka.

Sadakat; yanlış gördüğünde konuşabilmektir.
Biat ise susup alkışlamaktır.

Bugün CHP’nin ihtiyacı olan şey;
suskun koridorlar değil, cesur vicdanlardır.

 

Her değişim ihanet değildir.
Ama her koltuğa tutunmak da dava değildir.

Bazıları “birlik” deyince susmayı anlıyor.
Oysa gerçek birlik; yanlışları halının altına süpürmek değil, masaya koyup çözmektir.

Çünkü çürüyen dal budanmazsa…
Bir gün gövde zarar görür.

 

Siyaset bazen çok acımasızdır.
Dün omuz omuza yürüyenler, bugün birbirine mesafe koyabilir.

Ama mesele kişiler değil.
Mesele, çınarın ayakta kalması.

İsimler gelir geçer…
Koltuklar değişir…
Afişler sökülür…

Ama kök sağlam kalırsa, o çınar yeniden filiz verir.

 

Belki de artık herkes aynaya bakmalı.

“Ben bu çınara ne kattım?” diye…

Gölgesinde oturmak kolay.
Köküne su taşımak zor.

Ve siyaset tam da burada başlıyor.

Siyaset bazen bir bayram sabahına benzer…
Herkesin yüzü gülüyor gibi ama içerde başka hesaplar vardır.

CHP yine bir “çınar” gibi gündemde.
Kök derin, gövde sağlam… ama etrafında fısıltılar çok.

 

“Mutlak butlan” diyenler var…
“Kaos büyüyor” diyenler de…

Bir yanda değişim isteyenler,
Öte yanda “bu düzen böyle kalsın” diyenler.

“Özgürcüyüz biz” diyenler…
“Ekremciyiz biz” diye ayrılanlar…
Ve hâlâ Kemal Kılıçdaroğlu’nun çizgisine inananlar…

Aslında hepsi aynı ağacın dalları.
Ama her dal kendi yönüne büyümek istiyor.

İşte gerilim burada başlıyor.

 

Siyasetin en eski hastalığıdır:
Birlik değil, etiket üretmek.

Oysa çınar, dallarıyla güzeldir.
Ama dal gövdeyi unutursa… rüzgârda ilk o kırılır.

 

Bayram geldi.

Ve bayram aslında siyasete şunu hatırlatır:
Paylaşmayı bilmeyen hiçbir yapı uzun süre ayakta kalamaz.

Küslerin barıştığı günlerdir bayram…
Ama siyasette en zor şey, küs kalmadan ayrışabilmektir.

 

Belki de artık herkes şunu anlamalı:

Bu memleketin çınarı ne bir kişinin…
Ne bir ekibin…
Ne de bir grubun tekelinde.

Çınar; milletin kendisidir.

 

Bayramda en çok ihtiyaç duyulan şey siyaset değil, sükûnettir.
Bağırış değil, anlayıştır.
Etiket değil, vicdandır.

Çünkü bazı sabahlar vardır…
Sadece “iyi bayramlar” demek bile ülkeye nefes aldırır.

 

Kurban Bayramı mübarek olsun.

Gölgesi geniş, sözü az ama etkisi büyük bir bayram olsun.

Ve belki en önemlisi…
Herkesin içindeki çınar yeniden filiz versin.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *