SİYASETTE TRANSFER SEZONU, SOSYAL MEDYADA YALNIZLIK VE CHP’DE DENGE ARAYIŞI: BU ÜLKENİN GERÇEK GÜNDEMİ

SİYASETTE TRANSFER SEZONU, SOSYAL MEDYADA YALNIZLIK VE CHP’DE DENGE ARAYIŞI: BU ÜLKENİN GERÇEK GÜNDEMİ

YAYINLAMA:

Bir yanı öfke…
Bir yanı memleket meselesi…
Bir yanı sosyal medyanın köpüğü…
Bir yanı Cumhuriyetin ağır hafızası…

Türkiye tam da böyle bir dönemin içinden geçiyor.

Ve galiba artık şu soruyu sormanın vakti geldi:
Biz gerçekten neyin kavgasını veriyoruz?

Bir bakıyorsunuz…
Siyasette transfer sezonu açılmış.
Forma değiştiren futbolcu gibi parti değiştirenler, dün söylediklerini bugün inkâr edenler, sabah başka kürsüde akşam başka masada oturanlar…

İnsan ister istemez düşünüyor:
Siyasete de yabancı oyuncu kuralı mı gelse acaba?

Her partiye en fazla 14 transfer hakkı…
Fazlası tribüne.

Çünkü ideoloji dediğiniz şey; günlük kiralık daire değildir.
Bugün girip yarın çıkılmaz.
Siyaset biraz omurga işidir.
Biraz hafıza…
Biraz sadakat…
Biraz da karakter meselesi…

Ama memleketin tek meselesi bu mu?
Değil.

Ekonomi deseniz…
Vatandaşın maaşı kuşa dönmüş durumda.
Ama hâlâ bazıları çıkıp bunu başarı hikâyesi gibi anlatabiliyor.

Oysa maaşları kuşa çevirince ekonomi uçuşa geçmez.
Devlet kuşunun kanatları kırılır.

İnsanların pazara filesiz gittiği, emeklinin markette etiket çevirdiği, gençlerin gelecek yerine yurtdışı videosu izlediği yerde; rakamlarla süslenmiş nutukların halkta bir karşılığı kalmıyor artık.

Fakat işin daha derin bir tarafı var.

Bugün sadece ekonomi yorulmuyor…
İnsan ruhu da yoruluyor.

Sosyal medya çağındayız.
Herkes konuşuyor ama kimse birbirine değmiyor.
Herkes görünür olmak istiyor ama kimse gerçekten görünmüyor.

Binlerce takipçi var…
Ama kapısını çalabileceğin üç dost yok.

Bir paylaşımın altına yüz yorum geliyor…
Ama insan gece kendi sessizliğine yeniliyor.

Şunu unutuyoruz:
Hakiki hayat ekran kaydırınca bitmiyor.

Komşusuna selam veren insan hâlâ gerçek.
Mahallesindeki ağacı tanıyan insan hâlâ gerçek.
Annesinin ses tonundan derdini anlayan evlat hâlâ gerçek.

Gerçek hayat algoritmayla değil, vicdanla çalışıyor.

Belki de bu yüzden insanlar artık daha gergin.
Daha kırılgan.
Daha yalnız.

Çünkü köklerinden uzaklaşan her insan biraz savrulur.

Ve tam burada dönüp siyasete bakıyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi içindeki tartışmalar da aslında biraz bunun yansıması.

Öfke büyüyor.
Kamplar oluşuyor.
İsimler fikirlerin önüne geçiyor.

Oysa CHP dediğiniz şey yalnızca bir siyasi parti değildir.

Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin kurucu hafızasıdır.
Cumhuriyetin duvarındaki harçtır.

Bugün CHP’nin ihtiyacı olan şey; birbirine slogan atan gruplar değil, aynı masada memleket konuşabilen insanlar.

Çünkü mesele artık “kim kazandı” meselesi değil.
Mesele memleketin ne kaybettiği meselesi.

İnsan bazen düşünüyor…

Cumhuriyet kolay kurulmadı.
Bu ülke tweet atılarak kurtarılmadı.
Like sayısıyla bağımsızlık savaşı verilmedi.

O yüzden biraz sakinlik lazım.
Biraz sağduyu.
Biraz birbirini dinleme cesareti.

Ve en önemlisi şu:

Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme.
Bu memleket çok kış gördü.
Ama her defasında yeniden bahar verdi. 🌿🇹🇷

 
 
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *