Sadakat mi, Menfaat mi?

Sadakat mi, Menfaat mi?

YAYINLAMA:



​Bir kurumun, bir organizasyonun veya bir yapının en büyük düşmanı genellikle dışarıda değil, tam kalbindedir. 

Bugün modern yönetim bilimlerinde tartışılan en can alıcı meselelerden biri şudur: 

İçeriden gelen ihanet mi, yoksa dışarıdan gelen müdahale mi daha yıkıcıdır?

​Son dönemde tanık olduğumuz olaylar, "iktidar operasyon çekiyor" söyleminin arkasında aslında çok daha derin bir yapısal çürüme olduğunu gösteriyor. 

Bir yapının içindeki bireyler, kişisel ikbalini veya koltuğunu kaybettiğinde, yıllarca ekmeğini yediği çatıyı bir gecede ihbar mekanizmasına dönüştürebiliyor. 

Kendi arkadaşının, kendi yöneticisinin açığını arayıp bunu dış güçlere veya yargıya bir "koz" olarak sunanlar, aslında sadece o kuruma değil, toplumsal güvene de suikast düzenliyorlar.

​Batı dünyasında "Whistleblowing" (Bilgi Uçurma) kavramı, kamu yararı adına yolsuzluğu ifşa etmek için kullanılır ve yasal koruma altındadır. 

Ancak gelişmiş demokrasilerde bu süreç, etik bir zeminde ve şeffafça yürür.

​İskandinav Ülkelerinde bir kurum içi aksaklık olduğunda, bu durum kişisel bir intikam aracı olarak değil, kurumsal ıslahat için yargıya taşınır. 

Kimse "koltuğumu kaybettim, o zaman her şeyi yakayım" demez; çünkü sistem kişilere değil, liyakate dayalıdır.

​ABD'de bir çalışanın sırf husumet nedeniyle belge sızdırması "etik dışı davranış" olarak kodlanır ve o kişi bir daha hiçbir ciddi yapıda görev alamaz.

​Hukuk sistemimizde "suç duyurusu" anayasal bir haktır. 

Ancak bu hakkın, kişisel bir şantaj aracına (örneğin; "şu kadar para vermezseniz dosyayı açıklarım") dönüştürülmesi, Türk Ceza Kanunu'nda şantaj ve iftira suçlarının kapsamına girer. 

Bir yanlışı düzeltmek yerine, o yanlışı paraya veya makama tahvil etmeye çalışmak, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz.
​ 
​Bir yapının içindeki aktörler birbirinin altını oyuyor, birbirini ihbar ediyor ve bir milletvekili transferinde bile karpuz gibi ikiye bölünüyorsa, o yapının "yönetme iddiası" inandırıcılığını yitirir. 

Dışarıdan gelen operasyonlara kızmadan önce, içeriye sızmış olan "kişisel menfaat virüsünü" temizlemek gerekir.

​Unutulmamalıdır ki; kendi iç barışını sağlayamayan, bir ülkenin veya bir şehrin huzurunu inşa edemez. 

Düşmanı dışarıda aramaya gerek yok; eğer bir gemi içeriden deliniyorsa, fırtınayı suçlamanın kimseye faydası yoktur.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *