Çay Kaşığı Adalet, Kepçe Ekonomisi

Çay Kaşığı Adalet, Kepçe Ekonomisi

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Ramazan Bayramı geliyor…
Sofralar kurulacak, dualar edilecek, sabırdan söz edilecek.
Ama milyonlarca emeklinin mutfağında tencere değil, sessizlik kaynıyor.

Abdullah Güler çıktı ve 19 maddelik kanun teklifini açıkladı.
Cümle kısa, etkisi ağırdı:
Emekli bayram ikramiyesine zam yok.

Yani hayat pahalı, kira uçmuş, gıda ateş olmuş ama emeklinin payına yine “idare et” düştü.

Aynı açıklamada başka bir detay daha vardı.
Bedelli askerlik borçlanmasına yüzde 25 zam…

İşte mesele tam burada başlıyor.

Devlet vatandaşına yaklaşırken iki ayrı ölçü kullanıyor artık.
Alırken kepçe…
Verirken çay kaşığı.

Emekli dediğimiz insan;
Bir istatistik değil.
Bir bütçe kalemi hiç değil.
Bu ülkenin fabrikasında ter döken, okulunda hizmet eden, sokağını inşa eden kuşağın ta kendisi.

Bugün pazara çıkarken cebindeki parayı üç kez sayan, torununa harçlık verirken gözünü kaçıran insanlar onlar.

Bayram ikramiyesi artık bayram sevincini değil, ekonomik gerçeğin acı ironisini temsil ediyor.
Adı ikramiye ama kendisi hatırlatma parası gibi:
“Unutmadık ama fazlasını da beklemeyin.”

Oysa emekli sadaka istemiyor.
Lütuf beklemiyor.
Sadece yıllarca ödediği primin, verdiği emeğin karşılığını istiyor.

Ekonomi yönetimi rakamlarla konuşuyor olabilir.
Ama hayat, rakamlardan değil, mutfaktan okunur.

Elektrik faturası siyasi görüş sormaz.
Market etiketi ideoloji tanımaz.
Açlık, sabır tavsiyesiyle geçmez.

Bugün emekliye zam yapmamak sadece ekonomik bir karar değildir.
Bu, toplumsal hafızaya verilen bir mesajdır:
“Geçmiş emeğin bugünkü değeri yok.”

Oysa unutulan bir gerçek var…
Bir ülkenin vicdanı, emeklisine nasıl davrandığında saklıdır.

Çünkü emekli susarsa toplum yorulur.
Emekli kırılırsa gelecek güvensizleşir.

Ve bir gün herkes emekli olur.
Ama herkes adalet görmeyebilir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *