Düşük Viteste Galibiyet, Büyük Okyanusta Ruh

Düşük Viteste Galibiyet, Büyük Okyanusta Ruh

YAYINLAMA:

Galatasaray dün gece, hem yorgun hem tempolu bir maçın ardından üç puanı cebine koydu. Hafta içi 120 dakikalık Şampiyonlar Ligi mücadelesi sonrası, fiziksel sınırların sınandığı bir dönemdeyiz. Okan Buruk’un rotasyon stratejisi, Alanyaspor karşısında küçük farklarla da olsa işledi. Ama unutmayalım, galibiyet birinci öncelikti; oyun ikinci planda kaldı.

Derbi gözüyle bakınca, bu tempo Beşiktaş karşısında yetmez. Önümüzdeki hafta, hem fiziksel hem de mental olarak diri bir Galatasaray görmek için, hafta içi kupada Alanyaspor’a karşı radikal bir rotasyon şart olacak. Çünkü büyük okyanusta yüzüyoruz; boğulacaksak, en derin dalgalarda boğulalım.

Maç boyunca hakemlerin tutarsız ve yumuşak yönetimi de dikkat çekti. Osimhen’in ceza sahasında maruz kaldığı net faul, Mounie’nin tehlikeli müdahalesi, Singo’nun Ruan’a yaptığı hamle… Tüm bunlar maçın kaderini etkileyen kritik anlar. Hakemlerin Galatasaray karşısındaki doz artırma eğilimi artık tartışmasız bir gerçek.

Ama sahada yıldızlar vardı. Torreira, bitmez tükenmez enerjisiyle hem golünü attı hem asistleriyle oyunu kurdu. Sane ve Boey’in ceza sahasına yaptığı koşular, Alanyaspor’un direncini kırdı ve Galatasaray’ın ikinci yarıda üstünlüğünü perçinledi. Osimhen’in kalbiyle oynayan futbolu ise, sahaya ruhunu yansıtan en güzel örneklerden biriydi.

Galatasaray, dün gece bir kez daha gösterdi ki; kalite, sabır ve strateji bir araya geldiğinde galibiyet kaçınılmazdır. Ama bu sezonun zorlu fikstürü göz önüne alındığında, Buruk’un kadroda daha radikal kararlar alması şart. Çünkü derbinin, Şampiyonlar Ligi’nin ve üst düzey futbolun dili nettir: Savaşmaya hazır ol, yoksa kaybedersin.

Ve unutmayalım: Biz Galatasaray’ız. Büyük okyanusta yüzüyoruz. Küçük dalgalarda değil, büyük dalgalarda boğulalım. Şampiyonlar Ligi takımıyız, ruhumuz sahada.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *