Yağmurun Dilinden: Bir Köşe Yazısı

Yağmurun Dilinden: Bir Köşe Yazısı

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Yağmur… Öyle basit bir su tanesi değil, ruhun sessiz melodisi. Düşerken toprağa, kaldırımlara, pencere camına, her damla bir nota gibi çalıyor içimizde. Arındırıyor, besliyor, iyileştiriyor. Bazen bir bereket, bazen de farkında olmadan çoğaltan bir üretkenlik…

Ve sonra o an gelir: Yağmur diner, gökyüzü açar, güneş yüzünü gösterir. İşte o anın kıymeti paha biçilemezdir. Çünkü yağmur sonrası güneş, sadece doğayı değil, ruhumuzu da aydınlatır. Kalbimizdeki kirlilikleri süpürür, hafiflik bırakır geriye. İçimizde bir ferahlık, bir umut uyanır.

Aşıklar için yağmur başka bir anlam taşır. Her damla, yüreğe eşlik eden bir şarkı olur; her ıslak an, bir şiire dönüşür. Islanıp kurumak, görmüş geçirmiş olmak, yaşanmışlıkların hakkını vermek, aslında hayatın kendisiyle yüzleşmektir. Her damla bir anı, her ıslaklık bir ders… Belleklerimize kazınır, gerekirse alınır, bırakılan yerden devam edilir.

Ve düşündüm ki… Aynı gökyüzü altında olduğumuz gibi, aynı yağmur altında ıslanmışlıklarımız da olmalı. Çok olsun, çok olalım, çoğalalım… Çiçek açalım. Çiçeğimiz geçsin elden ele, gönülden gönüle.

Yağmur, sadece doğanın değil, ruhumuzun da dili olsun. Her damlasında bir umut, bir aşk, bir arınma taşısın. Bizler de, yağmurla ıslanmış yüreklerimizle, hayatı biraz daha güzelleştirelim.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *