🎯 Gol Makinesi Var Ama Mermi Yok
Osimhen koşuyor.
Defans arkasına kaçıyor.
Eller havada “at şu pası” diyor.
Biz ne yapıyoruz?
Yan pas.
Geri pas.
Bir daha yan pas.
Bu adam “koşucu 9”. Geçiş oyununda ölümcül. Savunma hatasını affetmez. Ama top gitmezse, dünyanın en iyi forveti bile heykel olur. Attığı gole sevinememesi boşuna değil. İçinde bir isyan var. “Beni besleyin” diye bağırıyor.
Modern futbolda forveti besleyemiyorsan, sorunu forvette aramazsın.
🧠 Taktik mi? Cesaret mi?
Evet, tur geldi.
Evet, son 16’dayız.
Ama sahadaki hikâye başka.
10 kişi kalan bir takıma karşı dakikalarca ezilmek…
Bu, karakter testi.
Bireysel hatalar var mı? Var.
Form düşüşleri var mı? Var.
Ama mesele şu: Bu kadro oyuna hükmetmeli.
Osimhen gibi bir silahın varsa, oyunu onun tehdidi üzerine kurarsın.
Kanatlar kapalıysa, iç koşu yaptırırsın.
Blok daralırsa, ikinci forvet gölgesini sokarsın.
Futbol korkuyu affetmez.
🔥 Barış Alper & Osimhen: Saf Enerji
Barış Alper’in bitmeyen koşusu, Osimhen’in vahşi bitiriciliği…
Bu turun anahtarı buydu.
Biri motor, biri roket.
Ama sürdürülebilir mi?
Her maç “son dakika mucizesi”yle olmaz.
Avrupa’da bir sonraki turda rakip affetmez.
👑 Eleştiri de Bizim, Tebrik de Bizim
Bu camia sıradan mutluluk yaşamaz.
Tur geçeriz, ama oyunu tartışırız.
Çünkü hedef tabela değil, seviye.
Osimhen bu takım için bir nimet.
Fizik + hız olarak genç dönem Didier Drogba kokusu var.
Koşu tehdidi desen Samuel Eto'o enerjisi.
Ama onu doğru kullanmazsan, elindeki elması cam boncuk gibi harcarsın.
🌍 Avrupa Takımı Olmak
Avrupa’da olmak skorla değil, oyun aklıyla olur.
Deplasmanda özgüvenle, topa hükmederek, rakibi boğarak.
Osimhen çıldırıyorsa, bu bir sinyal.
Takım ileri çıkamıyorsa, bu bir alarm.
Bu hikâye burada ya zirveye çıkar…
Ya da “keşke” diye anılır.
Son Söz
Turu getiren isimlerden biri kesinlikle Osimhen.
Onu eleştirmem. Onu alkışlarım.
Ama şunu net söyleyeyim:
Bu adamın prime dönemini izliyorsak, hakkını vermek zorundayız.
Osimhen bir lütuf olabilir.
Ama lütuf tek başına kupa kaldırmaz.
Sistem kurarsın.
Cesur oynarsın.
Beslersin.
Ve o zaman… Avrupa seni konuşur.
Şimdi soru şu:
Bu ateşi büyütecek miyiz, yoksa rüzgârdan mı korkacağız?