🌙 İçimi Döküyorum ✍️ Köşe Yazısı – Nuran Alpaltay
Bir Gece Sessizliğinde Başlayan Satırlar
Bu gece yazmak istedim.
Uyku tutmuyor gözlerimi. Belki çok çay içtim diyeceğim ama biliyorum, değil.
İçimde bir huzursuzluk var… Sanki yerin altı hafif hafif sallanıyor.
Depremden korkmuyorum desem, kendimi kandırmış olurum.
Belki korkunun kendisinden değil ama sonrasından…
O belirsizlik, o sessizlik, o aniden gelen çaresizlik...
Korkunun Adı: Sevdiklerimizi Korumak
Bir de çocuklar var, torunlar…
Onların gözlerinde o korkuyu görmek,
işte asıl o koyuyor insana.
Kendimden çok onları düşünüyorum.
Gece olunca her şey derinleşiyor.
Sesler susunca, insan kendi kalbini daha net duyar ya…
Ben de öyle oluyorum.
Kelimelerle Dertleşmek
Bazen bir arkadaşla oturup konuşmak isterim,
ama herkesin kendi derdi var.
O yüzden kalemle konuşuyorum bu gece.
Kelimeler dinliyor beni — sessiz ama anlayışlı.
Ne araya giriyorlar, ne de yargılıyorlar.
Sadece oradalar, tam karşımda.
Yazmanın Şifası
Yazmak ne garip bir şey aslında…
İnsan içini dökerken hem ağlar hem iyileşir.
Satırların arasında kaybolurken,
bir yandan da kendisiyle barışıyor gibi olur.
Belki de bu yüzden yazmak benim için bir nefes alma biçimi.
Kâğıt Üzerine Dökülen Sessizlik
Bazı duygular vardır, kimseye anlatılmaz.
Ama bir kâğıda dökülünce biraz daha hafifler insan.
Belki sabah olunca bu satırları okur,
“ne çok dolmuşum” derim kendi kendime.
Ama olsun, yazmak iyi geliyor bana.
Yazdıkça sakinleşiyorum.
Kelimelere Sığınmak
Sanki içimdeki gürültü yavaş yavaş uzaklaşıyor,
yerine sessiz bir huzur geliyor.
Yazmak bana çaydan da, uykudan da daha iyi geliyor.
Çünkü kelimeler bana ihanet etmiyor.
Ne söylediysem orada, oldukları gibi kalıyorlar.
Kendini Bulmanın Yolu
Belki bu yüzden her gece bir parça daha yazmak istiyorum…
Biraz dertleşmek, biraz susmak,
biraz da kendimi bulmak için.
Bu satırlar kendi gecemden, kendi içimden döküldü…
🖋️ Yazan: Nuran Alpaltay
📌 Köşe Yazısı – İçsel Yolculuk, Duygular, Gece Düşünceleri
📅 GÜNE SAV HABER | Duygu, Edebiyat ve Yaşam