🗞️ KÖŞE YAZISI “Kültür ve Adalet” ✍️Erol Altunoğlu
Toplumsal yapımızda giderek belirginleşen çarpıklıklar, yönetim anlayışının niteliği üzerine ciddi sorular sormamızı zorunlu kılıyor.
Bir yanda tartışmalı ihaleler, şeffaflıktan uzak mekanizmalar ve yozlaşmanın beslediği çevreler; diğer yanda ise topluma kimlik, ruh ve değer kazandıran, ömrünü sanatına adamış insanların ekonomik yoksunlukla mücadelesi…
Bu tablo, basit bir gelir adaletsizliği değildir. Bu, siyaset kurumunun önceliklendirme hatasıdır.
Toplumu zehirleyen karanlık yapıların ve çıkar ağlarının zenginleşmesine sessiz kalınırken; eleştirel düşünceyi, yaratıcılığı ve ilerlemeyi temsil eden sanatçının geçim sıkıntısı çekmesi, kamu yönetiminin asli sorumluluklarını ihmal ettiğinin en açık göstergesidir.
Siyasetçinin görevi, yalnızca ekonomik büyüme verilerini sunmak değildir. Asıl görev; toplumsal adaleti tesis etmek, kaynakları adil yönetmek ve her yurttaşın yaşam onurunu korumaktır.
Bu sorumluluk, gençliği tehdit eden yasa dışı yapılara karşı mücadele etmeyi de; kültürel üretimin sürdürülebilirliğini sağlamayı da kapsar.
Bir sanatçının, mesleki birikiminin karşılığını alamayıp ayakta kalma kaygısı taşıması, sadece bireysel bir dram değil; kamu yönetiminin iflas ettiği noktalardan biridir.
Sanatçının dile getirdiği geçim sıkıntısı, bir şikayet değil, bir uyarıdır. Bu uyarı, toplumun geleceğine yöneliktir.
Zira sanatı yaşatan sadece bireysel yetenek değil, ona nefes alan bir toplumun adalet anlayışıdır.
Kültürel üretimi kurutan bir düzen, yalnızca sanatın değil, eleştirel aklın da sesini kısar.
Siyaset kurumu bu feryadı bir “kişisel sorun” olarak değil, derhal düzeltilmesi gereken sistemik bir kusur olarak görmelidir.
Adalet, yalnızca mahkeme salonlarında aranmaz; bir ülkenin tiyatro sahnesinde, atölyesinde, sahilinde gitar çalan gencinde de yaşar.
Eğer liyakat ve adalet yeniden tesis edilmezse, yozlaşma zenginleşmeye, sanat ise yoksullaşmaya devam edecektir.
Ve bu tablonun sorumluluğu, yalnızca bir iktidara değil; yönetimlerin bütününe, hatta sessiz kalan herkese aittir.