ARŞİV UNUTMAZ
Siyasette hafıza zayıf olabilir.
Ama arşiv unutmaz.
Dün omuz omuza yürüyenlerin bugün birbirine hain demesi, aslında siyasetin değil insan tabiatının fotoğrafıdır.
Kemal Kılıçdaroğlu...
Kimine göre değişimin önünü açan lider.
Kimine göre değişimin önünde duran isim.
Ama bir gerçek var:
13 yıl boyunca CHP'nin en zor dönemlerinde direksiyonda oturan kişi oydu.
Bugün yaşanan tartışmaların merkezinde kişiler var.
Oysa asıl mesele kişiler değil.
Partinin geleceği.
Çünkü partiler şahısların değil, ilkelerin evidir.
Bir taraf "arınma" diyor.
Diğer taraf "tasfiye" görüyor.
Bir taraf "yeniden kuruluş" diyor.
Diğer taraf "geri dönüş" görüyor.
Aynı fotoğrafa bakanlar farklı manzaralar görüyor.
Siyasette en kolay şey suçlamaktır.
En zor şey ise ispatlamak.
Birine "hain" demek kolaydır.
Belgesini ortaya koymak zordur.
Birine "temiz" demek kolaydır.
Herkesi buna ikna etmek daha zordur.
Bugün CHP içinde yaşanan mücadele aslında bir koltuk kavgasından çok daha fazlasıdır.
Bu kavga;
Partinin yönü ne olacak sorusunun kavgasıdır.
Merkeze mi yürüyecek?
Sola mı dönecek?
Yoksa ikisini aynı sofrada buluşturabilecek mi?
Siyasetin en büyük yanlışı şudur:
Dün alkışladığını bugün yok saymak.
Dün omuz verdiğine bugün küfretmek.
Tarih bunu yapanları da yazar.
Vefayı koruyanları da.
Atatürk'ün mirası sadece seçim kazanmak değildir.
Asıl miras;
Bağımsız düşünebilmek,
Eleştirebilmek,
Ve farklı fikirlere rağmen aynı çatı altında kalabilmektir.
Bugün herkes birbirine soruyor:
Kim haklı?
Kim haksız?
Belki de yanlış soru budur.
Asıl soru şudur:
Bu kavganın sonunda CHP kazanacak mı?
Yoksa rakipleri mi?
Çünkü siyaset bir gün biter.
Görevler değişir.
Makamlar boşalır.
Salonlar dağılır.
Mikrofonlar susar.
Geriye sadece arşiv kalır.
Ve arşiv hiçbir şeyi unutmaz.
Fotoğrafları da...
Konuşmaları da...
İmzaları da...
Sessizlikleri de...