BABA OCAĞI, MUTLAK BUTLAN VE ESKİ KAPTANLAR
CHP’de mesele sadece mahkeme kararı değil.
Mesele hafıza.
Çünkü bazı partiler tabela partisidir…
Bazıları ise hatıralarla ayakta kalır.
CHP ikinci gruptadır.
“Baba ocağı” lafı boşuna söylenmedi.
O ocakta seçim yenilgisi de var…
Cezaevi de var…
12 Eylül de var…
Sürgün de var…
İnat da var.
Kolay kurulmadı yani.
Bir evin babası içeri girdiyse…
O evde önce ses düşer.
Sonra herkes birbirinin yüzüne bakar.
Çünkü bazı insanlar makamdan gitse bile evin büyüğü olmaya devam eder.
Bugün CHP’de yaşanan şey tam olarak şu:
Bir taraf değişim diyor.
Diğer taraf vefa.
Ve Türkiye’de siyaset en çok bu iki kelimenin kavgasında yoruluyor.
Açık konuşalım.
Dün Kemal fotoğraf vermek için sıraya girenlerin…
Bugün sosyal medyada en sert cümleleri kurması biraz garip duruyor.
Siyasetin hafızası zayıf olabilir…
Ama toplum her şeyi not ediyor.
Türkiye ilginç ülke.
Ne zaman kriz çıksa eski kaptanlar konuşuluyor.
Fenerbahçe’de:
“Aziz Yıldırım gelsin.”
CHP’de:
“Kılıçdaroğlu toparlar.”
Çünkü toplum bazen yenilik değil…
Liman arıyor.
“Mutlak butlan” kararı hukukta başka şey anlatır.
Ama siyasette başka bir kapıyı açtı:
Nostalji.
Ve kabul edelim…
Bu ülkede nostalji bazen projeden güçlüdür.
İnsanlar artık şunu soruyor:
“Kim masaya ağırlığını koyar?”
Türkiye’de liderlik bazen projeyle değil…
Krizdeki duruşla ölçülüyor.
Şunu da görmek lazım.
Eleştiri başka şeydir…
Linç başka şey.
Bir insana yıllarca omuz verip…
Sonra kalabalığa uyup sırt çevirmek siyasetin en eski hastalığıdır.
Hacı Bektaş-ı Veli ile Mevlâna hikâyesi boşuna anlatılmadı.
Büyük insanların farkı…
Kin tutmamasıdır.
Küçük hesap yapanlar günü kurtarır.
Geniş gönüllüler ise tarihte kalır.
Bugün CHP’de gerçek sınav şudur:
Kim gerçekten “baba ocağı” diyor…
Kim sadece koltuğa yakın duruyor…
Asıl mesele bu.
Çünkü bazı insanlar partiye yük olur.
Bazıları ise omurga.
Kriz zamanı ikisi de ortaya çıkar.
Kemal Kılıçdaroğlu’nu seversiniz, sevmezsiniz…
Bu ayrı mesele.
Ama şu gerçeği inkâr etmek zor:
Türkiye’de sosyal devletle ilgili bugün konuşulan birçok başlığı yıllar önce ilk dillendiren isimlerden biri oydu.
Emekli ikramiyesi…
Aile destek sigortası…
Taşerona kadro…
Çiftçiye destek…
O gün dalga geçenlerin bir kısmı bugün aynı cümleleri alkışlıyor.
Siyaset bazen böyledir.
Ve galiba en acı gerçek şu:
Bu ülkede insanlar başarı kadar dürüstlüğü ödüllendirmiyor.
Hatta bazen fazla dürüst olanı yalnız bırakıyor.
Son söz…
CHP’ye “baba ocağı” diyorsanız…
Öfkeyle değil, akılla davranacaksınız.
Çünkü baba ocağı dediğiniz yer…
Kapısı çarpılıp gidilecek yer değil…
Dönüp dolaşıp yeniden oturulacak sofradır.
Ve unutmayın:
Bazı çatılar betonla değil…
Hürmetle ayakta kalır.