SİYASETİN ÇÜRÜK MERDİVENİ
yazar
Gazeteci Rıza Başkan
Tüm Yazıları

SİYASETİN ÇÜRÜK MERDİVENİ

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Türkiye’de artık hiçbir kriz tek başına yürümüyor.
Ekonominin elinden tutan siyaset, siyasetin cebine giren para, paranın arkasında dolaşan dosyalar, dosyaların gölgesinde büyüyen korkular…

Ve bütün bunların ortasında, pazara çıkınca fileyi yarım doldurup eve tam öfkeyle dönen bir halk.

Cumhurbaşkanı çıkıp
“Ekonomide her şey güllük gülistanlık değil” diyor.

Doğru.
Gül bahçesi çoktan özelleştirildi zaten.
Dikeni millete kaldı.

Bugün bu ülkede maaşlar eriyor, kiralar yükseliyor, umut ise kredi kartı taksitine bölünmüş durumda.
Bir kesim servetine servet katarken, diğer kesim ay sonunu değil artık gün sonunu hesaplıyor.

Ama mesele yalnızca ekonomi değil.

Çünkü Türkiye’de siyaset artık miting meydanlarında değil;
HTS kayıtlarında, baz sinyallerinde, MASAK raporlarında ve savcılık koridorlarında dolaşıyor.

Bir tarafta milyon euroluk iddialar…
Diğer tarafta “iftira” savunmaları…
Ve tam ortada hakikati aramaktan yorulmuş bir toplum.

İnsanlar artık haber izlemiyor;
hangi operasyonun kime ait olduğunu çözmeye çalışıyor.

Muhalefetin içinde kaynayan kazan ayrı,
iktidarın sertleşen dili ayrı…

Kayyum tartışmaları, mutlak butlan senaryoları, parti içi hesaplaşmalar, ekranlara düşen dosya savaşları…

Türkiye’de siyaset artık fikir yarıştırmıyor;
birbirinin fişini çekmeye çalışıyor.

Ve en tehlikelisi şu:

Vatandaş bütün bunları izlerken adalete değil, “hangi taraf daha güçlü?” sorusuna odaklanıyor.

İşte çürüme tam burada başlıyor.

Çünkü hukuk, güçlüye göre eğilip bükülmeye başladığında; demokrasi sandıkta değil, zihinlerde ölür.

19 Mayıs kürsülerinde bile Atatürk’ün adını anmaktan imtina edenlerin dil cambazlığı ise ayrı bir trajedi.

Memleket bazen gerçekten büyük bir tiyatro sahnesine benziyor.
Oyuncular değişiyor…
Senaryo aynı kalıyor.

Ve halk?

Halk hâlâ soğuyan çayın yanında sıcak ekonomik kriz içiyor.

Birileri “yerli ve milli” nutukları atarken, gençler bavul hazırlıyor.
Birileri televizyonlarda hamaset pazarlarken, emekli peynir hesabı yapıyor.

Ama ekranlarda hep aynı cümle dolaşıyor:

“Her şey kontrol altında.”

Evet.
Yangının üstü örtüyle kapatıldı diye kimse dumanı görmez sanılıyor.

Oysa bu ülkenin en büyük problemi artık yoksulluk değil;
gerçeğin sürekli makyajlanması.

Çünkü sis büyüdükçe, herkes birbirini suçluyor…
Ama kimse direksiyonu kimin tuttuğunu konuşmuyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *