Parkın Kenarında Bir Emekli – Kartal’ın Çayla Ölçülen Zamanı

Parkın Kenarında Bir Emekli – Kartal’ın Çayla Ölçülen Zamanı

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Kartal’da sabah erken değil, yavaş başlar emeklinin günü.

Çünkü onun saati duvarda değil, parkta akar.

Bir banka oturulur.
Çay söylenir.
Sonra hayat konuşmaya başlar.

 

Bu banklar sıradan bank değildir.

Bir tanesi eski memurdur, diğeri sanayi emekçisi, öbürü esnaf emeklisi…

Ama hepsinin ortak dili vardır:

“Eskiden…”

Ve o “eskiden”, çoğu zaman bugünden daha kalabalıktır.

 

Kartal sahilinde ya da mahalle parklarında aynı sahne tekrar eder:

Bir bardak çay, iki simit kırıntısı, üç hatıra.

Ve dördüncü unsur: sitem

Ama bağırmadan, kırmadan…

Sadece içe doğru akan bir sitem.

 

Emekli için zaman artık üretim değil, bekleme sanatıdır.

Ama bu bekleme boş değildir.

Gözlem vardır.

İnsan izlenir.

Hayatın hızına uzaktan bakılır.

 

Gençler koşar Kartal’da.

Otobüsler, işe yetişen kalabalıklar, telefon ekranları…

Emekli ise durur.

Ve durduğu yerden şunu görür:

“Biz bu hızın içinden geçtik ama bu kadar yorulduğumuzu hatırlamıyoruz.”

 

Bir emekli bankı aslında küçük bir parlamentodur.

Ekonomi konuşulur.

Fiyatlar konuşulur.

Emekli maaşı konuşulur.

Ama en çok da şu konuşulur:

“Biz bu günleri görmesek mi daha iyiydi?”

 

Çayın buharı yükselir.

Sözler ağırlaşır.

Ama kimse kalkmaz.

Çünkü o banka oturmak, sadece oturmak değildir.

Bir tür var olma ısrarıdır.

 

Türkiye’nin emeklilik hikâyesi Kartal’da sessiz bir filme dönüşür.

Ne alkış vardır ne slogan.

Sadece çay kaşığının bardağa değdiği o ince ses…

 

Bir çocuk parkta koşar.

Bir emekli ona bakar.

Ve içinden belki şunu geçirir:

“Biz de böyle koşardık… ama şimdi yürümeyi öğreniyoruz.”

 

Kartal’da emeklilik bir son değil, başka bir ritimdir.

Yavaş, sessiz, ama derin.

Ve bu ritmin içinde en çok duyulan şey:

Zamanın geri çekilmesi.

 

Bazı günler çay biter.

Söz biter.

Ama park bitmez.

Çünkü emeklinin Kartal’ı, biraz da o bankta saklıdır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *