“Kartal’da 181 İmza: Yunus Mahallesi ‘Ben Buradayım’ Dedi, Planlar Duvara Çarptı”

“Kartal’da 181 İmza: Yunus Mahallesi ‘Ben Buradayım’ Dedi, Planlar Duvara Çarptı”

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
 

“Kartal’da 181 İmza: Yunus Mahallesi ‘Oldu Bittiye’ Geçit Vermedi”

Kartal’da bir dilekçe yazıldı… ama o kâğıdın üzerinde sadece imza yoktu.
Bir mahalle hafızası vardı. Bir “yeter artık” sesi vardı. Ve en önemlisi, kimsenin yüksek sesle söyleyemediği bir soru vardı:
“Bu şehir kimin için planlanıyor?”

Yunus Mahallesi’nde okulların yanı başına kurban satış ve kesim alanı fikri düştüğü an, mesele sadece bir “yer seçimi” olmaktan çıktı. Çünkü şehir dediğin şey betonla değil, hassasiyetle kurulur. Çocukların geçtiği sokakta kan kokusu konuşuluyorsa, orada bir planlama değil, bir kopukluk vardır.

 “Kartal’da 181 İmza: Mahalleyi Masada Değil, Sahada Yaşayanlar Konuşur”

181 imza…
Küçük gibi görünen ama aslında çok net bir mesaj taşıyan bir sayı:
“Bizi hesaba katın.”

Bu bir itiraz değil sadece.
Bu, “yanlış yapıyorsunuz” demenin nazik hali değil.
Bu, “daha doğrusunu biliyoruz” demenin kendinden emin hali.

Kartal’ın hafızası var. Bu ilçe daha önce de plansız kararların, masa başı çözümlerin, sahaya değmeden alınan kararların bedelini gördü. O yüzden bugün verilen tepki refleks değil, tecrübe.

Şimdi herkes aynı şeyi soruyor:
Bu pazar gerçekten Topselvi’ye mi kayacak?

Eğer kayarsa mesele çözülmüş mü olacak?
Yoksa sadece yer mi değiştirecek?

Çünkü asıl mesele şu:
Kurban pazarı nereye kurulursa kurulsun, şehir aklıyla kurulmalı.
Altyapısı düşünülmeden, trafik planı yapılmadan, çevre etkisi hesaplanmadan atılan her adım, sadece bugünü değil yarını da kirletir.

Kartal’da insanlar artık şunu söylüyor:
“Bize rağmen değil, bizimle birlikte yönetin.”

Bu ses büyür.
Çünkü bu ses sadece Yunus Mahallesi’nin değil, görmezden gelinmiş her sokağın sesi.

Ve şehir dediğin şey…
En çok duyulmayanların sesiyle şekillenir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *