ENGELLİ ÇOCUKLARIN GÖZÜNDEN 23 NİSAN: KARTAL’DA BAYRAMIN GERÇEK YÜZÜ

ENGELLİ ÇOCUKLARIN GÖZÜNDEN 23 NİSAN: KARTAL’DA BAYRAMIN GERÇEK YÜZÜ

YAYINLAMA:

23 Nisan denince ekranlarda hep aynı görüntü: bayraklar, gösteriler, gülümseyen çocuklar…
Ama sokakta, gerçek hayatta, özellikle de engelli çocukların dünyasında o günün sesi biraz farklı çıkar. Daha kısık, daha derin, daha içe işleyen.

Kartal’da bir 23 Nisan sabahı düşün.
Bir çocuk tekerlekli sandalyesiyle okulun bahçesine giriyor.
Müzik var ama ritmi herkes aynı duymuyor.
Kimi için koşmak olan bayram, kimi için sadece izlemek oluyor.

İşte tam da burada şu soru asılı kalıyor havada:
Bu bayram herkesin mi, yoksa sadece yürüyebilenlerin mi?

Siyaset konuşuyor, ekranlar konuşuyor, köşeler yazıyor.
Kimi sert cümlelerle, kimi daha ölçülü, kimi daha keskin…
Ahmet Hakan gibi isimler gündemi yorumluyor,
Yılmaz Özdil daha vurucu bir dil kuruyor,
Levent Gültekin toplumsal kırılmaları işaret ediyor,
Fatih Altaylı gündemin nabzını tutuyor,
Abdulkadir Selvi siyasi kulisleri aktarıyor,
Barış Yarkadaş ise siyasetin içinden konuşuyor.

Ama engelli bir çocuğun baktığı yer bambaşka.
O yazıları okumuyor belki…
Ama hayatı yaşıyor.

Bir kaldırımın eğimi,
bir okulun rampası,
bir asansörün çalışıp çalışmaması…
Onlar için bütün siyaset burada başlıyor.

Kartal’da 23 Nisan etkinliklerinde sahneye çıkan bir çocuk düşün.
Konuşmak istiyor ama sesi mikrofona tam ulaşmıyor.
Yanındaki arkadaşları alkışlıyor ama o alkışın içinde bile bir yalnızlık var.

Bu yüzden mesele sadece bayram değil.
Mesele eşit hissetmek.

Çocuklar arasında ayrım olmaz denir hep.
Ama şehirler bazen ayrım yapar.
Merdivenler yapar, engeller koyar, görünmez sınırlar çizer.

Ve en sert gerçek şudur:
Bir çocuk gülüyorsa ama ulaşamıyorsa, orada eksik olan çocuk değil, düzendir.

23 Nisan aslında bir vitrin değil, bir aynadır.
Ve o aynaya en dürüst bakanlar çoğu zaman engelli çocuklardır.
Çünkü onlar süsü değil, gerçeği görür.

Bugün Kartal’da, Türkiye’nin dört bir yanında sorulması gereken soru şu:
Bu ülke sadece çocuklara mı bayram yapıyor, yoksa bütün çocukları eşit mi kılıyor?

Cevap verilmesi kolay değil.
Ama hissi net:
Bir çocuğun ulaşamadığı bayram, yarım kalmış bir bayramdır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *