Kutlama Değil, Hatırlama: Kartal’da 8 Mart’ın Aynası
8 Mart…
Bir takvim yaprağı değil sadece.
Bir çiçek günü hiç değil.
Bir fotoğraf karesi, bir kürsü konuşması, birkaç süslü cümle de değil.
8 Mart bir anma.
Bir direncin, bir emeğin, bir hayat kavgasının adı.
Ama insan bazen Kartal sokaklarında dolaşırken şu soruyu sormadan edemiyor:
Biz gerçekten neyi anıyoruz, neyi kutluyoruz?
Sendikaya destek verdi diye işinden edilen kadınların olduğu bir yerde,
mikrofonu alıp “kadın emeği kutsaldır” demek biraz tuhaf durmuyor mu?
Bir yanda işten çıkarılan emekçi kadınlar…
Öte yanda sahnelerde alkışlanan kadın günü konuşmaları.
İşte tam da bu yüzden insanın kafasında deli sorular dolaşıyor.
8 Mart’ı sadece bir kutlama günü gibi pazarlayanlara selamımız yok.
Çünkü bugün; çiçek dağıtıp fotoğraf çekilecek bir gün değil.
Bugün, alın terinin günüdür.
Bugün, emeğin günüdür.
Fabrikada çalışan kadının…
Evinde görünmeyen emeği omuzlayan kadının…
Ofiste, tarlada, sokakta direnen işçi kadınların günüdür.
Bir gün hatırlayıp ertesi gün unutmak kolay.
Ama gerçek şudur:
Emek bir güne sığmaz.
Kartal’da siyaset yapanlar da, nutuk atanlar da şunu bilmeli:
Emeği gerçekten savunmak istiyorsan,
sadece 8 Mart’ta değil 365 gün o kadının yanında duracaksın.
Bir de şu mesele var…
Cumartesi, pazar iftar yok.
Ama kadın günü programları var.
İnsan soruyor:
Gerçekten mesele kadın emeği mi, yoksa sahnede görünmek mi?
Belediyeye oy verip tek kelime etmeyenler bile artık bıkmış durumda.
Çünkü emekçinin derdi alkış değil, adalet.
Kısacası…
8 Mart;
bir protokol günü değil.
8 Mart;
bir hatırlatma.
Emeğin unutulduğu yerde,
sloganların hiçbir anlamı yok.
Ve şunu unutmayalım:
8 Mart bir gün değil…
Emeğe saygının her güne yayıldığı bir vicdan meselesidir. ✊🌹