🟥 HALK KÖŞESİ
Kartal’da son günlerde CHP örgütü içinde dayanışma çağrıları dikkat çekiyor. Parti üyeleri, ilçe binasının parti mülkiyetine kazandırılması gerektiğini savunuyor.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün partiye dair sözleri, Kartal’da başlatılan bu kampanyaya ilham kaynağı oldu. Parti tabanında, artan kira giderlerinin sürdürülebilir olmadığı görüşü giderek güçleniyor.
Emektar partili Kasım Duran’ın sosyal medya üzerinden başlattığı destek kampanyası, kısa sürede örgüt içinde geniş yankı buldu. Duran’ın çağrısına birçok partili destek verdi. Başta Tuncay Şahan, Kemal Koca ve Erdinç Tarhan olmak üzere çeşitli isimlerin kampanyaya katkı sunduğu ifade ediliyor.
Parti tabanında yapılan değerlendirmelerde Kartal’da yaklaşık 20 bin üyenin bulunduğu, ortak dayanışma ile ilçe binasının satın alınabileceği görüşü dile getiriliyor.
Kampanyaya destek veren partililer, bu sürecin yalnızca bir bina meselesi olmadığını, aynı zamanda örgütsel aidiyet ve kurumsal kimlik açısından önemli olduğunu savunuyor.
Dayanışma çağrısında sembolik katkıların bile anlam taşıdığı vurgulanırken, kampanyanın ilk bağışının 2 bin 500 TL olduğu ifade ediliyor. Parti tabanında, söylem ile eylem arasındaki uyumun önemine dikkat çekiliyor.
“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganının Kartal örgütünde somut bir dayanışma hareketine dönüşüp dönüşmeyeceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.
Parti kulislerinde, kampanyanın resmi bir organizasyona dönüşüp dönüşmeyeceği ve ilçe binası satın alma sürecinin nasıl ilerleyeceği yakından takip ediliyor.
Duvar Yazısı mı, Kurumsal Hafıza mı?
Siyaset bazen dev cümlelerle yapılır…
Bazen de bir duvardaki yazıyla anlatılır.
Kartal CHP İlçe Başkanlığı binasının arka cephesindeki yazı, günlerdir değil… Aslında sembolik olarak yıllardır tartışılan bir meseleyi hatırlatıyor. Solmuş harfler, dökülen boya ve yorgun bir görüntü… Bu tablo yalnızca estetik bir sorun değil. Bu, kurumsal refleks meselesi.
Çünkü siyaset sadece kürsüde konuşmak değildir. Siyaset, binanın kapısından girerken hissettirdiğin güven, duvarında taşıdığın ciddiyet, tabelanda yansıttığın disiplinle de yapılır. Kurumsal kimlik dediğimiz şey, afişlerden sloganlara kadar her ayrıntının toplamıdır.
Kartal, Cumhuriyet Halk Partisi açısından sembol ilçelerden biri. Yerelde güçlü bir siyasi geleneğin temsil noktası. Hal böyleyken ilçe binasının arka cephesinde oluşan bu görüntü, ister istemez “Detaylar gözden mi kaçıyor?” sorusunu akıllara getiriyor.
Vatandaş siyaseti sadece sandıkta değerlendirmez. Vatandaş, parti binalarına bakar. Düzenine bakar. Temsiline bakar. Çünkü siyaset güven işidir. Güven ise küçük ayrıntıların büyük anlamlar taşıdığı bir yolculuktur.
Bu mesele bir yazının yenilenip yenilenmemesi meselesi değil aslında. Bu mesele, yerel teşkilatların kurumsal hafızaya ne kadar sahip çıktığıyla ilgilidir. Bir tabelanın bakımı bazen bir siyasi anlayışın bakımını temsil eder.
Parti kulislerinde teknik bir çalışma planı olup olmadığı konuşuluyor. Belki vardır, belki hazırlık aşamasındadır. Ama siyasette algı, çoğu zaman gerçeğin önüne geçer. Ve algı, beklemez. Sokak gördüğünü konuşur, gördüğünü yorumlar.
Kartal gibi siyasi bilinci yüksek bir ilçede, bu tür görüntüler uzun süre gündemde kalır. Çünkü Kartallı seçmen detayları sever. Sahiplenir. Sorgular. Beklentisi yüksektir.
Belki bu yazı kısa sürede yenilenir. Belki yepyeni bir tasarımla daha güçlü bir görünüm kazanır. Ama asıl mesele şu:
Siyaset, büyük hedeflerin yanında küçük sorumlulukları da ihmal etmemeyi gerektirir.
Bazen bir duvar yazısı…
Bir partinin kendine verdiği değerin aynası olabilir.