Kartal’ın Sokaklarında Yeni Bir Soluk

Kartal’ın Sokaklarında Yeni Bir Soluk

YAYINLAMA:

İstanbul’un köklü ilçelerinden Kartal’da, her sabah gün ağarırken sokak aralarında gördüğümüz atık toplayıcıları için hayat sadece yorucu bir mesai değil, aynı zamanda belirsizliklerle dolu bir yaşam mücadelesidir. 

Ancak Kenya’dan dünyaya yayılan ve "çöpü paraya dönüştüren" işçi kooperatifi modeli, Kartal’ın mahalleleri için de ilham verici bir çözüm reçetesi sunuyor.

​Bugün Kartal’da kayıt dışı olarak bu işi yürüten komşularımız, kooperatif çatısı altında birleştiğinde neler değişebilir? 

Kenya örneğinde gördüğümüz gibi; el arabasından kamyona geçiş, sadece bir araç değişimi değildir. 

Bu, bir işçinin yasal statü kazanması, düzenli bir gelire kavuşması ve sosyal güvence şemsiyesi altına girmesidir.

​Kartal’ın konut yoğunluğu ve sanayi geçmişi, geri dönüşüm potansiyelini oldukça yüksek kılıyor. 

Eğer bu potansiyel, işçilerin kendi yönettiği bir kooperatifle buluşursa, hem ilçedeki atık yönetim maliyetleri düşer hem de yerel istihdamda devrim niteliğinde bir adım atılmış olur.

​Sokaklardaki dağınık görüntü yerini, belli bir sistem ve mevzuat çerçevesinde çalışan profesyonel ekiplere bırakır.

Kartal’ın gençleri, sadece bir şirketin personeli değil, kendi işlerinin ortağı ve karar vericisi olur.
​ 
Atıkların kaynağında, yani evlerimizde ve sitelerimizde ayrıştırılması, kooperatifin abonelik sistemiyle çok daha verimli hale gelir.

​Merkezi bir yönetimden ziyade, her mahallenin kendi emeğine sahip çıktığı merkeziyetsiz bir yapı kurmak imkansız değildir.

Kenya’daki 18 gencin başardığı gibi; doğru eğitim ve dayanışma kültürüyle, Kartal’ın atıkları ilçenin kalkınma motoruna dönüşebilir.

​Unutmayalım ki; atık yönetimi sadece bir temizlik faaliyeti değil, bir adalet meselesidir. 

Emeğin değer bulduğu, çevrenin korunduğu ve hukuki zemine oturtulmuş bir "dayanışma ekonomisi", Kartal’ın yarınları için en temiz yatırım olacaktır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *