“İki Rıza’nın Memleket Muhasebesi” (Vatandaş Rıza & Başkan Rıza – GÜNESAV HABER)
V A T A N D A Ş R I Z A
Bütçeden aslan payı yine jet hızıyla aynı sofraya düştü:
Yandaşa, sermayeye, ihalelerde uçuşan o görünmez ellere…
Bizim payımıza ne kaldı?
“Emeklinin hakkı” dedikleri şey büyüyüp büyüyüp
“bütçe açığına” ve “bütçe açlığına” dönüştü.
Sokakları hapse attılar Rıza…
Röportajcıyı tutukladılar — “Sokak” dediğin kameraya bakınca suç mu oldu,
yoksa soru sorunca mı tehlikeli?
Bu gidişle meydanları da içeri tıkacaklar,
ülkeyi yarı açık cezaevinden kapalı cezaevine çevirecekler.
Ve bir adam… 5 çocuk babası, işsiz, umutsuz, çaresiz…
Kendini belediyenin önünde ateşe verdi.
Yangın çıkınca suçlu kibrit değil; karanlıktır.
Ben yanmazsam,
Sen yanmazsan,
Biz yanmazsak…
Karanlık nasıl çıkacak aydınlığa?
2026 şimdiden “sahte” kokuyor Rıza…
Sahte içkiden daha tehlikelisi var:
Sahte yıl. Sahte otorite. Sahte gelecek.
Ve biz… selfie tarikatının sadık müritleri…
Her şeyi “hikâye” yapıp kaydırıyoruz.
Gerçek?
Reels geçişlerinde eriyen bir gölge artık.
Siyasetçiler bağırdıkça aklıma takılıyor:
“Ses yükseldiği için mi seviye düşüyor,
yoksa seviye düştüğü için mi ses yükseliyor?”
B A Ş K A N R I Z A
Merkezi bütçe… bir nehir gibi.
Ülkenin kasasında toplanan her vergi, her harç, her fon
bir gün dönüp dolaşıp şehrin kaldırımlarından geçiyor aslında.
Biz belediye başkanları, bu nehrin suyunu adil bölüştürmek için bekliyoruz.
Ama bu nehir son yıllarda oyuna tutulmuş gibi:
Biri kepçeyle çekiyor,
biri çay kaşığıyla bize pay bırakıyor.
“Yereller kendi parasını toplasın” diyorlar — kulağa cazip.
Ama sahnenin arkası mayınlı arazi…
Çünkü sınırsız borçlanma,
tek bir yanlış kararla tüm ülkeyi yan yatırabilir.
Gelir yarışına sokulmuş kentler düşün:
Birinin lüks yapacağı var,
ötekinin çöp kamyonuna mazot alacak parası yok.
Adalet mi? O kelime zaten ayakaltında eski bir palto gibi.
Bu yüzden güçlü yerel yönetim ancak şu üçlüyü ister:
Güç + Denetim + Şeffaflık.
Biri eksik olursa geriye sadece kriz kalır.
Ama ben şehrimin orta yerinde,
vatandaşın cebine dokunmayan hiçbir sistemin adil olmadığını biliyorum.
O yüzden bir bütçe modeli konuşulacaksa
cam gibi görünen hesaplar,
çelik gibi kurallar
ve halka hesap veren bir mekanizma şart.
V A T A N D A Ş R I Z A
Siyasetin sözlüğüne yeni bir kelime katıldı biliyor musun Başkan?
Gastronomi: Yemek yapma sanatı.
GAZtronomi: Yemek yapamama, yiyememe…
açlık sınırının altında şükürle yaşama sanatı.
Bizim mutfağın gerçeği bu işte.
Neo-Osmanlıcıların en iyi bildiği şey ne?
Bizans oyunları…
Çöküş döneminde “ayak oyunları” master programı açtılar resmen.
Tele1 sustu, Sözcü sırada…
Halk TV’ye göz dikerlerse şaşırmam.
Böyle giderse telefonundan canlı yayın yapan yurttaş bile
“medya kuruluşu” sayılıp susturulacak.
B A Ş K A N R I Z A
Merkez–yerel dengesi bir terazi Rıza…
Bir tarafı ağır basınca hepimiz sallanıyoruz.
Bu ülke akılla yükselir,
şeffaflıkla nefes alır,
disiplinle yürür.
Şehirleri refaha çıkarmak istiyorsak,
önce adaleti tamir edeceğiz.
Sonra bütçeyi.
Sonra geleceği.
V A T A N D A Ş R I Z A
Özet mi istiyorsun?
Memleket bugünlerde gerçeği saklıyor,
biz hikâyesini yazıyoruz.
Bir yanım isyan,
bir yanım inat…
Ama ikisi de Rıza:
Birinin gözü karanlığı görüyor,
öteki şehrine ışık arıyor.