🟦 HALK ADAMI RIZA Halkın Köşesi 🟥 BAŞKAN RIZA Başkan Rızanın Köşesi
AK Parti İlçeleri Korkuyla Çalışamaz
Siyasetin sahnesi günlerdir CHP İstanbul İl Başkanlığı tartışmalarıyla toz dumanken, kimse Ak Parti İstanbul İl Başkanlığında dönen sessiz fırtınaya bakmıyor.
Gürültü CHP’de ama ilginç olan; korku Ak Parti’de.
Şubat’ta koltuğu devralan Abdullah Özdemir, dört ilçe başkanını paketleyip kenara koydu.
Sokakta konuşulan ne biliyor musun?
“Daha da gidecekler var.”
Bu laf mahallede çaycıdan, kuliste danışmana kadar herkesin ağzında.
Oysa 31 Mart yerel seçimleri sonrası neydi sahne?
Abdullah Özdemir “en yüksek oylarla seçilen genç başkan” diye parlatılmıştı;
halkla iç içe, sosyal projelerin adamı…
Yani bu adamın enerjisi vardı, ışığı vardı.
Ama bugün?
Kendi seçtiği ilçe başkanlarını, kendi belirlediği ekibi tek tek kapının önüne koyuyor.
Daha da kötüsü: Kalanların üzerine bir gölge düşürüyor.
Görevden alınma korkusu bir ilçeyi felç eder.
Korkunun olduğu yerde siyaset çalışmaz, mahalle nefes almaz.
Kardeşim…
Bu ilçe başkanlarını sen seçmedin mi?
Her biriyle oturup konuştun, ölçtün, biçtin, tarttın.
Bu takım “senin takımın” değil miydi?
Madem öyle, daha altı ay olmadan dağıtmak neyin telaşı?
Bir ilçe başkanı “ben de sıra bana gelir mi?” diye tedirginken, hangi gariban seçmenin kapısını çalıp ekonomiyi, güvenliği, savunmayı anlatacak?
Kim rapor çıkaracak sana?
Kim derman olacak mahalledeki küskün teşkilata?
Bir de işin ayar veren tarafı var…
Eskiden koltuğu makam odasına çevirip, bıraktıkları gün ilçe binasına uğramayan bazı “eski başkan ve yöneticiler”…
Şimdi mutlu.
“Bu yönetimle olmaz abi” deyip dedikodu madenine döndüler.
Bu mu olması gereken?
Üstüne İstanbul nefes alamıyor zaten.
Haraçhane – Saraçhane gergin, adalet sarayları “Araçhane” diye anılır olmuş.
Tele 1 susturuluyor, Sözcü’ye ayar.
Halk TV’ye bakıyor herkes; sonra sıranın vatandaşa geleceğini biliyor.
Bir yanda yolsuzluk, bir yanda futbol bahis operasyonu, bir yanda adliye skandalları, bir yanda ekonomi masallarının çöküşü…
Bu memlekette korku siyaseti yayılınca bütün kurumların kalbi titriyor.
Bir ilçe başkanı bile özgür değilse…
Memleket nasıl özgür olacak be kardeşim?
Halk adamı Rıza böyle söylüyor:
Siyaset cesaretle yapılır, korkuyla değil.
AK Parti İlçe Teşkilatları Korku İkliminde Yönetilemez
Türkiye’de iç siyaset uzun süredir CHP İstanbul İl Başkanlığı tartışmalarına kilitlenmişken, Ak Parti İstanbul İl Başkanlığında yaşananlar yeterince mercek altına alınmıyor.
Oysa orada sessiz ama etkisi büyük bir çözülme yaşanıyor.
Şubat ayında görevi devralan Ak Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, kısa sürede dört ilçe başkanını görevden aldı.
Siyasi kulisler günlerdir yeni görevden almaların gelebileceğini konuşuyor.
Bu söylentilerin kendisi bile teşkilatları çalışamaz hâle getirir.
Sayın Özdemir’in unutulmaması gereken bir tercih süreci var:
Görevden alınan ilçe başkanları, kendisinin bizzat görüşerek, değerlendirerek seçtiği isimlerdi.
Bu durumda şu soru kaçınılmazdır:
Eğer bugün uyumsuz görülen bu isimler birkaç ay önce “en doğru tercih” olarak sunulduysa, yönetim sürecindeki isabet nerede kalıyor?
Her siyasi teşkilatın dinamizme, yenilenmeye ihtiyacı vardır; ancak korkuya değil.
Bugün ilçe başkanları ve mahalle yönetimleri “ben de görevden alınır mıyım?” endişesi taşırken sahaya çıkamazlar.
Bu psikoloji, özellikle küstürülmüş teşkilat mensuplarıyla yeniden bağ kurmayı, seçmene güven vermeyi tamamen imkânsız kılar.
Bu atmosfer aynı zamanda, geçmişte görevi bırakır bırakmaz teşkilata uğramayan bazı eski yöneticilerin, kulislerde “bu yönetimle olmaz” diyerek alan kazanmasına da zemin hazırlamaktadır.
Bu tür boşluklar, siyasi rekabeti değil; hizipçiliği besler.
Ülkenin gündemi zaten ağır:
Saraçhane–Haraçhane tartışmaları, adaletin siyasallaşması, medya kurumlarına yönelik baskılar, futbolda dev operasyonlar, ekonomik göstergelerin güvensizliği…
Böylesi bir ortamda Ak Parti’nin İstanbul teşkilatlarını bir de iç gerilimlerle yorması rasyonel değildir.
İstanbul gibi bir mega kentte siyaset, kriz yönetimi ve stratejik istikrar gerektirir.
Teşkilatlar korku iklimiyle değil; liyakat, açıklık ve güven esaslarıyla yönetilmelidir.
Başkan Rıza’nın notu:
Korku düzeni siyaset üretmez; sadece siyaset tüketir.