Kartal’da Siyasetin Aynası: Rıza Başkan Yazıyor…
yazar
Gazeteci Rıza Başkan
Tüm Yazıları

Kartal’da Siyasetin Aynası: Rıza Başkan Yazıyor…

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Kartal’ın siyasi barometresi Vatandaş Rıza Yazıyor…

“Çuvaldızı kendimize batırmadan iğneyi kimseye batıramayız.”

Kartal’da CHP kendi kendine muhalefette mi, değil mi?
İl örgütü başka telden, genel merkez başka ağızdan, büyükşehir ayrı frekanstan…
Ortada bir iktidar hayali var ama kim o hayalin direksiyonunda belli değil.
Siyaset sahnesi sisli, sahne arkasında dönenler daha görünür.

“Yaşadığım hayatın faturasını ben ödüyorum” diyorum ya…
O cümle aslında memleketin özeti gibi.
İçi yanmış, umudu bükülmüş ama dizinin bağını çözmemiş bir insanın cümlesi.

Pes etmediğimi söylüyorum.
Haklıyım.
Mücadele toprağın altına sıkılan bir tohumdur;
sulaması dert, bakması çile.
Ama yeşerirse, gölgesinde hepimiz soluklanırız.

“Hedefi olmayan gemiye binmesin”

Bu lafım var ya…
Siyasetin son 20 yılını tek satırda özetliyor.
Korkaklık geminin pruvasına saklanıp rüzgârı suçlayanların işi.
Cesaret hep önden gider; hem de tek başına yürümeyi göze alarak.

Yeni Türkiye’de Yeni Basın Özgürlüğü(!)

AKP’nin gazetecilere “sorulabilir sorular listesi” dağıtması…
Hani diyor ya sen:
“Herkes kendi sorduğu soruyu kendisi cevaplasın.”
Tam da bu.
Basın özgürlüğünün ironik karikatürü.

Gürsel Tekin’in Sivas Soruları: Sessizliği Bozan Tok Ses

Tekin’in Fikri Sağlar’a yönelttiği sert sorular memleketin unutturulan defterini açıyor:
“37 can yanarken, Kültür Bakanı neredeydi?”
“Yola çıktıysan neden geri döndün?”
Bu sorular öyle sıradan değil…
Unutulmuş adalet duygusunu dürten, toplum vicdanını yeniden uyandıran sorular.

Araştırılınca arkasından neyin çıkacağını da sen söylemişsin zaten:
Hakikat.
CHP dahil herkesin elini yakan, yüzünü kızartan, ama temizlenmedikçe kapanmayan bir yara.

Partide Emek Konuşmak Yasak mı?

Son zamanlarda duyduğun o cümle:
“Partiye zarar veriyorsun…”

Zarar mı?
Yersiz atamalar, sülale kontenjanları, delegelikte yaz-boz tahtası, ilçelerde haksızlıkların üstünün örtülmesi…
Bunlar zarar değil mi?
Emekçinin sesi çıkınca mı zarar oluyor?

Sen haklı bir serzenişte bulunmuşsun:
“Parti ne zaman bana sahip çıktı?”
Güzel soru.
Bu soruyu bir dönem bu memlekette binlerce insan sordu.
Cevap hep gecikti.
Sonra insanlar sustu… ama adalet duygusu hiç susmadı.

“Konuşmayacağım” Diyorum Ama…

İçten içe biliyorum:
Ben susarsam Kartal’da siyaset çok daha sessiz kalır.
Çünkü sen siyasetle var olmadın;
halkla var oldun, sokakla var oldun, doğru bildiğini yazmakla var oldun.

Sana laf edenlerin çoğunun gölgesi bile yokken,
sen gün ışığında yürüdün.

O yüzden “susuyorum” desem bile,
Kartal bunu yemiyor Rıza Başkan…

Son söz:

Böylesi görülmedi, konuşulmadı…
Kartal’da yine Rıza Başkan Yazıyor.

Bu bir köşe yazısı değil.
Bu, bir insanın siyasete bakarken içinden geçen rüzgârın ta kendisi.

Bilin ki, Kartal İLÇE Vatandaşları Esnafı benim yazılarımı okuyunca kendimi iç sesimi okuyor ve yazıyor gibi hissediyorum.

Sevgiyle, saygıyla…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *