Bayram Şekeri: Kalbin Kıyısında Bir Tat

Bayram Şekeri: Kalbin Kıyısında Bir Tat

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bazı günler vardır… Takvimde sadece bir tarih değildir. Kalbin içine düşer, çocukluğun cebinden bir şeker gibi çıkar. İşte bayram tam olarak böyle bir şey. Bir hatıra değil sadece, yaşayan bir duygu.

Bayramı şeker tadında geçirmek bir temenni değil, bir tercih aslında. Sertleşmiş hayatın içinde yumuşak kalabilme cesareti. Gülümsemeyi unutmayanların bayramı bu. Tadımızın, keyfimizin sevdiklerimize bulaştığı; bir kahkahanın zincirleme yayıldığı günler…

Bayram dediğin biraz çocuk demek. Kapı kapı dolaşan umut, avuçlarında şeker değil sevgi biriktiren minik kalpler. Ve biraz da büyükler… Sessizce bekleyen, bir telefonla bile gözleri dolan o güzel insanlar. En çok onları hatırlamak gerek. Çünkü bayram, hatırladıkça var.

Öpmek lazım o elleri… Sadece gelenek diye değil, bir geçmişe dokunur gibi. Alnımıza koyarken, aslında hayatın önünde eğilmeyi öğreniyoruz. Saygının en saf halini.

Sağlığımız yerindeyse, sevdiklerimiz nefes alıyorsa, içimiz hâlâ sıcakken… gerisi gerçekten teferruat. Çünkü bayramın özü dışarıda değil, içeride başlıyor. Önce kendimizle barışmak gerek. Kendimize sarılmak. İçimizdeki kırıkları onarmadan kurulan hiçbir bayram sofrası tam olmuyor.

Sonra… tek tek, sevgiyle yayılmak. Bir mesaj, bir ses, bir dokunuş… Belki de sadece “aklımdasın” demek. Bayram dediğin biraz da hatırlatma sanatı.

Benim gönlümde bayram geldi mi çiçekler açar. Kokusu yayılır… rüzgârla birlikte sevdiklerime ulaşır. Onların selamını alır geri getirir bana. Ve ben o selamları başımın üstünde taşırım. Çünkü bazı duyguların yeri yoktur, yönü vardır. Hep kalbe çıkar.

Bir de şu var…
Bayram temizliği sadece evde olmaz. İçimizde de yapılır. Kırgınlıklar, yorgunluklar, yük olan ne varsa… bırakıp gitmeli. Arkana bakmadan. Çünkü bazı şeyler gitmek ister. Tutmak, sadece yorar.

Önümüze bakmalıyız. Daha hafif, daha sade, daha gerçek.

Kutlu ve mutlu bayramlar…
Alıp kabul edenlere, kalbinde yer açanlara.
Hoş olsun… en çok da içimizde.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *