VATANDAŞ RIZA’DAN: Cumhuriyetin Yükünü Omuzlayanlar ve Yeni Yolun Çağrısı
yazar
Gazeteci Rıza Başkan
Tüm Yazıları

VATANDAŞ RIZA’DAN: Cumhuriyetin Yükünü Omuzlayanlar ve Yeni Yolun Çağrısı

YAYINLAMA:

Kartal’ın rüzgârı sert eser bugün. Sokaklarda bir uğultu var, hani bir şey olacakmış gibi… Çünkü memleketin meselesi büyük, insanların yükü ağır, ama yürek hâlâ pes etmiyor. Ülke çalkalanırken Kartal’ın dar sokaklarından bile bir Cumhuriyet türküsü yükseliyor. Hadi gelin altı başlıkta memleketin hakikatine dokunalım.

1) Cumhuriyetçilik Açısından Kürt Sorunu:

Bu memleketin yarası, sessizliğin içinden konuşan bir hikâye… Cumhuriyetçilik diyorsak; yüzleşmekten, eşitlikten, yurttaşlığın birleştirici gücünden kaçamayız.
Kürt sorunu, “kimlik” diye kısılıp köşeye sıkıştırılacak bir mesele değil; adaletin, eşit yurttaşlığın, hakça bölüşümün meselesidir.
Sözün özü: Bu toprakta kimsenin adı gölgede kalmayacak.
Cumhuriyet, ancak herkesin onuruyla ayakta durabildiği gün, yeniden doğacak.

2) Savunma ve Dış Politika:

Dış politika satranç gibidir; ama biz yıllardır dama oynayanların elinde kaybettik zamanımızı.
Bugün savunma, sadece silah değil; ekonomi, diplomasi, bilim, liyakat demek.
Komşuyla kavga ederek değil; devlet aklını ayağa kaldırarak, bölgenin dengelerini okuyarak, masada sözünü dinletecek bir Türkiye ile olur.
Kartal’dan bakınca bile görünüyor: Gürültüyle devlet olunmaz, akılla olunur.

3) Emeğin Cumhuriyetinin Kuruluşu İçin Türkiye’nin Kaynakları:

Kaynak mı? Var.
Ama düzen, kaynağı halka değil, rant kulelerinin gölgesine akıtıyor.
Emeğin Cumhuriyeti demek; işçinin alın terinin değer gördüğü, asgari ücretin erimediği, gençlerin umudunun bavula sığmadığı bir memleket demek.
Türkiye’nin bereketi var; mesele bu bereketi adaletle dağıtacak bir irade yaratmak.

4) Düzenin İktidarı da Muhalefeti de Krizdedir:

İktidar yorgun, muhalefet şaşkın…
Biri koltuğundan vazgeçemiyor, diğeri koltuğa nasıl oturacağını bilmiyor.
Sistem mi? Zaten çoktan çürüdü.
Bugünün sorusu şu: Kitleler hangi düzenin temsilcisini değil, hangi düzenin alternatifsiz kaldığını görüyor?
Açık konuşalım:
Hem iktidarın hikâyesi bitti, hem muhalefetin masalı.

 

5) Cumhuriyetçi Bir Halk Hareketinin Temelleri:

Yeni bir hareket, masa başından değil; sokaktan, atölyeden, pazar yerinden, gençliğin öfkesinden doğar.
Bu hareketin karakteri belli:
— Eşitlikçi olacak
— Halkçı olacak
— Adaletli olacak
— Laik olacak
— Bilimle barışık, emekle iç içe olacak
Yani büyük lafların değil, büyük yüreğin hareketi…

 

6) Nasıl Bir Cumhuriyet İstiyoruz? Devrimci Cumhuriyetin İlkeleri:

Biz öyle vitrine dönük bir cumhuriyet istemiyoruz.
Biz öyle hatıra defterine yazılan bir yurttaşlık istemiyoruz.
Biz yaşayan, yenileyen, dönüştüren, emekçinin yüzünü güldüren, gençlerin ufkunu açan, kadınların özgürlüğünü garanti eden bir Cumhuriyet istiyoruz.

Bu bir hayal değil, yeni bir kurucu iradenin ayak sesidir.

 

Ve Son Söz: Rıza’dan Kartal’a, Kartal’dan Türkiye’ye

Gerçekler ortaya çıkana kadar susmayacağız.
Adaletsizlik aydınlanana kadar durmayacağız.
Deliller toplansın, hesap sorulsun, hak yerini bulsun diye mücadele edeceğiz.
Çünkü bu yol cesaret istiyor; bizde var.
Bu yol kararlılık istiyor; bizde daha fazlası var.
Bu yol umut istiyor; Kartal’ın insanında taşı taş yerinden oynatacak umut var.

Unutma güzel memleket:
Biz kazanacağız.
Türkiye kazanacak.
Kartal kazanacak.

Halk adamı Rıza, yine sokakların nabzından konuştu.
Bir sonraki köşede görüşürüz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *