Cumhuriyet Kadını Olmak

Cumhuriyet Kadını Olmak

YAYINLAMA:

“Cumhuriyet, bir kadının gözyaşında, kaleminde, direnişinde yeniden doğar. Çünkü Cumhuriyet kadını olmak, var olmanın en güçlü hâlidir.”

Ben bir Cumhuriyet kadınıyım.
Bu cümle, sadece bir kimlik değil; geçmişin küllerinden doğan bir onurun, bir varoluşun sesi. Bir zamanlar adı bile anılmayan, sesi susturulan, hayalleri “kadına göre değil” denilerek gölgede bırakılan kadınlardan birinin torunuyum ben. Cumhuriyet bana yalnızca haklar değil, bir isim verdi.

Bir sabah uyandığımızda güneş biraz daha parlaktı; çünkü artık o güneş hepimizindi.
Okula giden kız çocuklarının gözlerinde bir ışık vardı — özgürlüğün, eşitliğin ve umudun ışığı. Cumhuriyet, bize “sen de yapabilirsin” dedi.
Bir kadının kalem tutan eli, kitap okuyan gözü, kürsüde konuşan sesi, oy kullanan iradesi işte o gün doğdu.

Ama Cumhuriyet kadını olmak kolay değildi, hâlâ da değil.
Bu yol yürümekle bitmeyen, inançla taşınan bir yoldur.
Bazen susarsın, bazen bağırırsın; ama hiçbir zaman boyun eğmezsin.
Çünkü bilirsin ki senin suskunluğun bile bir direniştir.
Atatürk’ün bize bıraktığı en büyük miras, sadece kazanılmış haklar değil, kendimize inanma gücüydü.

Bugün, bir Cumhuriyet kadını olarak aynaya baktığımda sadece kendi yüzümü değil, Halide Edip’in kalemini, Sabiha Gökçen’in gökyüzünü, Afet İnan’ın ilmini, Türkân Saylan’ın yüreğini görürüm.
Onların yolunda yürümek, geçmişe minnet, geleceğe sözdür.

Cumhuriyet kadını olmak;
Bir çocuğun elinden tutarken geleceği taşımak,
Bir sofrada emeğini paylaşırken onurunu korumak,
Bir yazı yazarken sesini çoğaltmaktır.

Ve bizler, hâlâ o ilk sabahın kadınlarıyız.
Gözlerimizde aynı umut, yüreğimizde aynı inatla diyoruz ki:
Cumhuriyet bizimle var olacak.

Çünkü biz sadece Cumhuriyet’in kadınları değiliz,
Biz Cumhuriyet’in ta kendisiyiz.

🕊️ Cumhuriyet’in 102. yılına, tüm kadınlara ithaf olunur.

Yazan: Nuran Alpaltay

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *