Kişiler Gelir Geçer, İlkeler Kalır
yazar
Gazeteci Rıza Başkan
Tüm Yazıları

Kişiler Gelir Geçer, İlkeler Kalır

YAYINLAMA:
Siyasette en büyük yanılgı, partileri kişilerle özdeşleştirmektir. Oysa isimler değişir, genel başkanlar değişir, yöneticiler değişir. Değişmeyen tek şey; partinin kurucu değerleri, ilkeleri ve tarihsel misyonudur.

Cumhuriyet Halk Partisi'ne bağlılığımızın sebebi hiçbir zaman bir isim olmadı. Bizim bağlılığımız; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'e, Altı Ok'a, demokrasiye, laikliğe, sosyal adalete ve hukuk devletine olan inancımızdır.

Bugün birileri gider, yarın başkaları gelir. Makamlar el değiştirir, koltuklar sahip değiştirir. Ama Cumhuriyet Halk Partisi kalır. Çünkü CHP, herhangi bir siyasi organizasyon değil; Cumhuriyet'in kurucu iradesidir.

Siyasette vefa, işler yolundayken alkış tutmak değil; zor günlerde de aynı çatının altında mücadele edebilmektir. Rüzgârın yönüne göre saf değiştirmek kolaydır. Asıl karakter, fırtınada gemiyi terk etmemektir.

Bugün "yeni" diyerek yola çıkanların da kamuoyuna cevaplaması gereken sorular vardır. Eğer gerçekten yeni bir siyaset anlayışı vaat ediliyorsa, bunun ölçüsü sloganlar değil; parti içi demokrasi, şeffaflık, hesap verebilirlik ve siyasi etik olacaktır.

Biz kişilerin değil, ilkelerin peşindeyiz.

Çünkü Atatürk'ün emaneti olan bu partiyi kişisel hesapların üstünde görüyoruz. CHP hiçbir genel başkanın, hiçbir yöneticinin, hiçbir grubun şahsi mülkü değildir. Bu parti milyonlarca yurttaşın ortak emanetidir.

Cumhuriyet Halk Partisi tarih boyunca nice ayrılıklar gördü. Başka partiler kuruldu, yeni yollar denendi. Ama Cumhuriyet Halk Partisi yoluna devam etti. Çünkü onu ayakta tutan kişiler değil; köklü değerleri ve halkla kurduğu tarihsel bağdır.

Bizim mücadelemiz koltuk mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz Cumhuriyet'in, demokrasinin, hukukun ve sosyal adaletin mücadelesidir.

Kişiler gelir geçer.

İlkeler kalır.

Makamlar biter.

Emanet devam eder.

Ve biz, kişilere değil; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve inkılaplarına, Cumhuriyet Halk Partisi'nin tüzüğüne ve kurucu değerlerine bağlı kalmaya devam edeceğiz.

Çünkü bizim tarafımız isimler değil, ilkelerdir.

YENİ PARTİ'NİN İLK SINAVI: DELEGE AĞALIĞI

Siyasette "yeni" olmak kolaydır.

Asıl mesele, yeni kalabilmektir.

Türkiye'de bugüne kadar CHP'den kaç parti çıktı?

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası...
Demokrat Parti...
Güven Partisi...
Cumhuriyetçi Parti...
SHP...
DSP...
Memleket Partisi...

Liste uzayıp gidiyor.

Şimdi bu halkaya bir yenisi eklendi.

Peki soru şu:

Gerçekten yeni olan ne?

Sadece tabela mı?

Sadece isim mi?

Yoksa siyaset yapma biçimi de değişecek mi?

 

Cumhuriyet Halk Partisi'nin yıllardır tartıştığı bir mesele var.

Delege ağalığı...

Yani dar bir grubun kongreleri belirlemesi...

Aynı isimlerin yıllarca delege olması...

Üyelerin iradesinin birkaç kişinin kontrolüne sıkışması...

Bu eleştirileri yıllarca dinledik.

Şimdi aynı soruyu Yeni Parti için sormak gerekiyor.

Tüzüğe baktığınızda...

Delege sistemi aynen duruyor.

Peki delege ağalığını önleyecek yeni mekanizma nerede?

Dönem sınırı var mı?

Yok.

Elektronik üyelik ve elektronik oylama zorunlu mu?

Yok.

İlçe başkanını bütün üyeler mi seçecek?

Hayır.

O halde fark nerede?

 

Siyasette güven, eski sistemi eleştirmekle oluşmaz.

Yerine daha iyisini koymakla oluşur.

Eğer aynı yöntem devam edecekse...

Sadece parti ismi değişmiş olur.

Sistem değişmez.

 

Belki de artık cesur adımların zamanı gelmiştir.

Delegelere dönem sınırı...

Bütün üyelerin katıldığı ön seçimler...

Şeffaf kongre süreçleri...

Dijital üyelik...

Elektronik oylama...

Gençlerin ve kadınların daha güçlü temsil edildiği yönetimler...

İşte bunlar olursa gerçekten "yeni" denebilir.

 

Bugün herkes değişimden söz ediyor.

Ama değişim, tabelayı değiştirmek değildir.

Değişim; zihniyeti değiştirmektir.

Ve siyasetin en büyük sınavı da tam burada başlar.

Çünkü siyasetin gerçek sorusu şudur:

Yeni bir parti mi kuruldu...

Yoksa eski alışkanlıklar yeni bir tabelaya mı taşındı?

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *