GÖRÜNMEYEN KALABALIĞIN SESSİZ ÇIĞLIĞI: ENGELLERİ KİM İNŞA EDİYOR?

GÖRÜNMEYEN KALABALIĞIN SESSİZ ÇIĞLIĞI: ENGELLERİ KİM İNŞA EDİYOR?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Şehrin en sessiz kalabalığı var… Görünmeyen değil aslında; görülmek istenmeyen.

Kaldırımların kenarında bir “basamak gerçeği” yatıyor. Biz adım atıyoruz, onlar hesap yapıyor: “Buradan geçebilir miyim?” diye. Bir rampanın eğimi bile bazen kader belirliyor. Biz “çıkıyorum” diyoruz, onlar “savaşıyorum”.

Engellilik dediğimiz şey sadece bedende değil; çoğu zaman şehirlerin vicdanında.

Bir düşün…
Bir kafeye girmek istiyorsun ama kapı seninle aynı dili konuşmuyor.
Bir belediye binasına gidiyorsun ama merdivenler “buraya kadar” diyor.
Bir toplu taşıma aracına bakıyorsun… ve sistem sana “sen evde kal” demiyor belki ama hissettirdiği tam olarak bu.

Ve en ağır tarafı ne biliyor musun?
İnsanlar alışıyor.

Alışmak tehlikeli bir şey. Çünkü alışınca sorgu bitiyor.

Oysa engelliler için mesele sadece erişim değil; görünürlük, eşitlik ve en çok da saygı.

Bir ülke, en zayıf halkasını nasıl taşıdığıyla ölçülür. Güçlülerin değil; en az sesi çıkanların hayatı ne kadar kolaysa, orası gerçekten medeniyettir.

Ama bizde hâlâ “özel gün” döngüsü var.
3 Aralık’ta mesajlar, paylaşımlar, sloganlar…
Sonra ertesi gün yine aynı merdiven, aynı kapı, aynı yok sayış.

Bu bir kutlama meselesi değil.
Bu bir sistem meselesi.

Çünkü engellilik, “yardım edilmesi gereken bir durum” değil sadece; doğru tasarlanmış bir hayatın parçası olabilir. Yeter ki şehirler insanı merkeze alsın, vitrinleri değil.

Ve şunu net söylemek lazım:
Bir kaldırımın rampası yoksa, o kaldırım eksiktir.
Bir binanın asansörü yoksa, o bina yarımdır.
Bir toplum engelliyi sadece “empati objesi” olarak görüyorsa, o toplum daha tamamlanmamıştır.

Asıl soru şu:
Biz kime uygun şehir kuruyoruz?

Çünkü şehir dediğin şey beton değil…
Şehir dediğin şey “kimler rahat yürüyebiliyor?” sorusunun cevabıdır.

Ve bir gün gerçekten adil bir şehir kurulursa, kimse “engel” kelimesini özel bir kategori gibi konuşmayacak.

Çünkü engel ortadan kalkınca, geriye sadece insan kalır.

 
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *