KARTAL’DA PROTOKOL GÖLGESİ: TRAFİK VATANDAŞIN SABRINI TEST ETTİ
Şehir ilçe sokak cadde meydan dediğin şey bazen harita değildir… damar gibidir. Açılır, akar, nefes alır. Ama bir gün bakarsın; tek bir konvoy, tek bir ziyaret, tek bir kalabalık… bütün ritmi kilitlemiş.
Kartal’da olan da biraz böyle bir tabloya dönmüş. Nikâh dairesi çevresi bir anda yoğunlukla sıkışmış; yollar nefes alamaz hale gelmiş. İnsanlar bir yere yetişmeye çalışırken zaman sanki beton gibi ağırlaşmış.
Soğanlık tarafında da benzer bir görüntü… Pazarın en canlı saatinde, sokaklar normal akışını kaybetmiş. Vatandaşın haftalık telaşı, alışverişin doğal ritmi bir anda bölündü.
Bir yanda eski bir başbakan Binali Yıldırım’ın katıldığı nikah programının yarattığı hareketlilik… diğer yanda mecliste görev yapan Turhan Çömez’in ziyareti… İki ayrı siyasi temas, iki ayrı yoğunluk, ama ortak sonuç aynı: gündelik hayatın akışı sekteye uğramış.
Sorun şu aslında… mesele kim geldi, kim gitti değil. Mesele şu: Şehir buna ne kadar hazırlanıyor? Vatandaşın hayatı, siyasal protokolün gölgesinde neden bu kadar kolay kesintiye uğruyor?
Çünkü sokak dediğin şey sadece araç yolu değil. Orası ekmek kuyruğu, nikâh heyecanı, pazar sepeti… Orası hayatın kendisi.
Ve hayat, en çok da “beklemek zorunda bırakıldığında” yoruluyor.
Belki de artık şu soruyu daha yüksek sesle sormak gerekiyor:
Bir ziyaret, bir program, bir protokol… gerçekten kimin hayatını kolaylaştırıyor, kimin gününü kilitliyor?
Çünkü şehirler konuşmaz… ama trafik her şeyi anlatır.