“Ben kazandırıyor diye değil, Cumhuriyet’i kurduğu için CHP’liyim!”
9 Eylül’ün İzinde: CHP’li Olmak Bir Sadakat Meselesidir
“9 Eylül ruhu, sadakatimizin adıdır.” Çünkü zaferler sevgimizi, mücadele günleri ise sadakatimizi büyütür.
9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşu yalnızca bir şehrin özgürlüğü değil, bir milletin yeniden ayağa kalkışıydı. Bir yıl sonra, 9 Eylül 1923’te Cumhuriyet Halk Partisi kuruldu. İşte bu nedenle CHP, İzmir’in kurtuluşu ile Cumhuriyet’in kuruluşunun ortak adresidir.
Ben kazandırıyor diye değil, Cumhuriyet’i kurduğu için CHP’liyim. Çünkü bilirim ki; CHP yalnızca bir siyasi parti değildir. O, bağımsızlık tutkusunun, laiklik idealinin, halkın emeğinin ve vicdanının adıdır.
CHP’li olmak bir emek meselesidir. “Emek en yüce değerdir” sözü, yalnızca alın terini değil, bir davaya sadakati de anlatır. Kazandığında alkış tutmak kolaydır, ama kaybettiğinde dimdik ayakta durmak asıl sadakattir.
CHP’nin hikâyesi, İzmir’in işgal günlerinde verilen direnişten, Cumhuriyet’in kuruluşundaki büyük iradeye kadar uzanır. Bugün bizlere düşen, bu mirası yalnızca anmak değil; yaşatmaktır.
İzmir’in kurtuluşu, Cumhuriyet’in kuruluşu: işte bu sadakat hikâyesidir.
“Emek en yüce değerdir.” Bu söz, yalnızca alın terinin değil, bir milletin yeniden ayağa kalkışının da özeti gibidir. Çünkü emek olmadan özgürlük olmaz; sadakat olmadan zafer kalıcı olmaz.
9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşu, yalnızca bir şehrin değil, bütün bir milletin zincirlerini kırdığı gündür. Bir yıl sonra, 9 Eylül 1923’te ise Cumhuriyet Halk Partisi kuruldu. Yani kurtuluşun iradesi ile kuruluşun aklı aynı tarihte birleşti. Bu yüzden CHP, yalnızca bir siyasi parti değil; bağımsızlığın, laikliğin ve halk iradesinin adı olmuştur.
Ben kazandırıyor, iktidar oluyor diye CHP’li değilim. CHP, benim için bağımsızlık aşkıdır. Çünkü bilirim ki: Zafer geldikçe sevgimiz, zor günler geldikçe sadakatimiz artar CHP’ye. İşte bu söz, yalnızca bir partililik değil, bir vicdan ve Cumhuriyet sevdasının ifadesidir.
CHP’li olmak, kazanınca coşkuyla alkış tutmak kadar; kaybettiğinde de dimdik ayakta kalabilmektir. Çünkü biz biliriz ki, mücadele günlerinde sadakat, zafer günlerindeki sevgiden daha değerlidir.
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül veren herkes, sandık sonuçlarından bağımsız olarak bir tarihe, bir ruha, bir emeğe sadakat göstermektedir. O emek ki, İzmir’in işgal günlerinde bir direnişe, 1923’te ise bir Cumhuriyet’e dönüşmüştür.
Kısacası; CHP’li olmak, bir tarih bilinci, bir sadakat ve bir emek meselesidir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, yalnızca dünün değil, yarının da umududur. Ve biz biliriz ki: Emek en yüce değerdir.
“9 Eylül 1922: İzmir’in kurtuluşu. 9 Eylül 1923: CHP’nin kuruluşu. Bir milletin bağımsızlık aşkı, bir partinin sadakat ruhu… Ben kazandırıyor diye değil, Cumhuriyet’i kurduğu için CHP’liyim. Çünkü zafer sevgimizi, mücadele sadakatimizi büyütür.
9 Eylül’ün İzinde: Sadakat ve Emek
“Emek en yüce değerdir.” Bu söz, yalnızca alın terini değil; bir ulusun kurtuluşunu, bir partinin kuruluşunu da anlatır.
9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşuyla bağımsızlık yeniden doğdu. Tam bir yıl sonra, 9 Eylül 1923’te Cumhuriyet Halk Partisi kuruldu. Yani bir yanda vatan toprağını işgalden kurtaran irade, diğer yanda Cumhuriyet’i kuran siyasal bilinç… İşte bu nedenle CHP yalnızca bir parti değil, bir milletin yeniden dirilişinin adıdır.
Ben kazandırıyor, iktidar oluyor diye CHP’li değilim. CHP benim için bağımsızlık aşkıdır. Çünkü bilirim ki: Zafer geldikçe sevgimiz, zor günler geldikçe sadakatimiz artar CHP’ye.
Bugün 9 Eylül’ün mirasını taşımak, İzmir’in direnişini ve Cumhuriyet’in kuruluşunu savunmaktır. Ve biz biliriz ki: Sadakatin temeli emektir.
“Ben kazandırıyor, iktidar oluyor diye CHP’li değilim. CHP benim için bağımsızlık aşkıdır. Zafer geldikçe sevgimiz, zor günler geldikçe sadakatimiz artar CHP’ye. Çünkü İzmir’in kurtuluşu da, Cumhuriyet’in kuruluşu da bu ruhtur.
CHP’li Olmak Bir Sadakat Meselesidir
“Emek en yüce değerdir.” Bu söz, yalnızca alın terinin değil, bir davaya bağlılığın da simgesidir. Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermek, işte böylesi bir emektir.
Ben kazandırıyor, iktidar oluyor diye CHP’li değilim. CHP benim için bağımsızlık aşkıdır. Çünkü bilirim ki: Zafer geldikçe sevgimiz, zor günler geldikçe sadakatimiz artar CHP’ye.
CHP, yalnızca bir siyasi parti değildir. O, İzmir’in kurtuluşunun simgesi, Cumhuriyet’in kuruluşunun adıdır. Bu yüzden CHP’li olmak bir sandık hesabı değil, bir vicdan meselesidir.
Bugün partisine sahip çıkan her yurttaş bilir ki; kazanmak önemlidir, ama kaybettiğinde de yanında durmak asıl sadakattir. Çünkü bu davanın temelinde emek vardır. Ve emek, en yüce değerdir.
Zafer Sevgiyi, Mücadele Sadakati Büyütür
Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermek bir sandık meselesi değildir. “Kazandırıyor, iktidar oluyor diye CHP’li değilim” diyenler, partinin asıl ruhunu tarif ediyor: Bağımsızlık aşkını.
İzmir’in kurtuluşu ve Cumhuriyet’in kuruluşu, CHP’nin kimliğinde birleşir. Bu yüzden CHP’li olmak yalnızca tarihe değil, bugüne de sadakattir.
Unutmamak gerekir ki: Zaferler sevgimizi, zor günler sadakatimizi büyütür. Çünkü CHP’nin temelinde emek vardır, ve emek en yüce değerdir.
CHP’li Olmak Bir EMEK Meselesidir
“Emek en yüce değerdir.” Bu söz, yalnızca işçinin alın terini değil, aynı zamanda bir davaya bağlılığın, bir ülkeye duyulan aşkın özetidir. Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermek de işte böylesi bir emektir.
Ben kazandırıyor, iktidar oluyor diye CHP’li değilim. CHP, benim için bağımsızlık aşkıdır. Çünkü bilirim ki: Zafer geldikçe sevgimiz, zor günler geldikçe sadakatimiz artar CHP’ye.
CHP, yalnızca bir parti değildir; İzmir’in kurtuluşu, Cumhuriyet’in kuruluşudur. O nedenle CHP’li olmak bir seçim değil, bir tarih bilinci, bir vicdan meselesidir.
Kazanınca değil, kaybedince de yanında durmaktır.
Sadakat ve Zafer Arasında: CHP’li Olmak
“Emek en yüce değerdir” derler. Çünkü emek, sadece alın teri değil; aynı zamanda bir inanç, bir bağlılık ve bir mücadele azmidir. Cumhuriyet Halk Partisi’ne duyulan aidiyet de tam olarak böyle bir emektir, "Ben yalnızca tarih yazdı diye değil; İzmir’i kurtardığı, Cumhuriyeti kurduğu için CHP’liyim. Çünkü bilirim ki; zaferlerle sevgimiz, mücadele günlerinde sadakatimiz büyür CHP’ye…
""Ben kazandırıyor iktidar oluyor diye CHP’li değilim. CHP benim için bağımsızlık aşkıdır. Çok sevdiğim bir söz var; ‘Zafer geldikçe sevgimiz, zor günler geldikçe sadakatimiz artar Cumhuriyet Halk Partisi’ne…’"
Ben kazandırıyor, iktidar oluyor diye CHP’li değilim. CHP, benim için bağımsızlık aşkıdır. Çok sevdiğim bir söz vardır: “Zafer geldikçe sevgimiz, zor günler geldikçe sadakatimiz artar Cumhuriyet Halk Partisi’ne…” İşte bu söz, bir partili olmanın ötesinde bir ruhu, bir Cumhuriyet sevdasını ifade eder.
CHP, yalnızca bir siyasi parti değildir. O, İzmir’in kurtuluşuyla halkın umudu olmuş, Cumhuriyet’in kuruluşuyla milletin yolunu aydınlatmıştır. Ben yalnızca tarih yazdı diye değil; İzmir’i kurtardığı, Cumhuriyeti kurduğu için CHP’liyim. Çünkü bilirim ki; zaferlerle sevgimiz, mücadele günlerinde sadakatimiz büyür CHP’ye.
Bugün, Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül veren herkes, bir sandık sonucu ya da bir iktidar hesabıyla değil; bu ülkenin bağımsızlık mücadelesine, laikliğine, halkın emeğine ve adalet özlemine olan inancıyla CHP’lidir.
Çünkü CHP’li olmak, yalnızca kazanmakla değil; kaybettiğinde de dimdik ayakta kalabilmektir. Tıpkı İzmir’in işgal günlerinde olduğu gibi, tıpkı Cumhuriyet’in ilan edildiği o aydınlık sabah gibi…
CHP’li olmak, bir tarih bilinci, bir sadakat ve bir emek meselesidir.
Kısacası; “Cumhuriyet Halk Partisi, yalnızca bir parti değil; bağımsızlığın ve umudun adı olmaya devam ediyor.
Ve biz biliriz ki: Emek en yüce değerdir.
Sağlıcakla kalın!”