Tilki ile Leylek: Kartal’da Siyasetin Kırılan Tabağı
Kartal’da siyaset bazen miting değil,
bazen açıklama değil,
bazen de penguenli bir görsel kadar konuşkan.
Vatandaş görüyor.
Halk yazıyor.
Siyaset ise çoğu zaman “anladık” yapıp geçiyor.
Son günlerde Kartal’da yaşanan penguenli mizah atışması, gülümsetti ama bir o kadar da düşündürdü. CHP’den gelen metafora, AK Parti’den simgesel bir yanıt… Söz yok, uzun cümle yok; semboller konuşuyor.
Siyaset, karikatürle göz kırpıyor ama mesaj net: “Biz buradayız.”
Ama asıl soru şu:
Mahalleler nerede?
Delegeler gerçekten mahalleyi mi temsil ediyor, yoksa sadece listeleri mi?
Tilki Masayı Kurar…
Ezop’un meşhur hikâyesi.
Tilki, leyleği yemeğe çağırır.
Ama yemeği dümdüz tabakta sunar.
Leylek bakar, gagası uzun… yiyemez.
Tilki ise kurnazdır; tabaktakini silip süpürür.
Kartal siyasetinde de tablo bazen buna benziyor.
Toplantılar yapılıyor,
kurullar toplanıyor,
koltuklar değişiyor.
Ama masa herkes için mi kuruluyor?
Mahalle temsilciliği kağıt üstünde var, sahada yoksa;
delege halktan kopuksa;
söz hakkı hep aynı isimlerde dolaşıyorsa…
orada leylek hep aç kalıyor.
…Ama Bu Kez Kaya Sert
Bu sefer işler biraz farklı.
Kamuya bakıyorsun: terfi zamanı.
Derneklere bakıyorsun: istifa fısıltıları yüksek sesle konuşuyor.
Kartal’da etkili ve yetkili bazı derneklerde “deprem” sessiz değil.
Ve halk artık sadece izlemiyor.
Yazıyor.
Paylaşıyor.
Sembolü anlıyor, mizahı çözüyor.
Tilki hâlâ kurnaz olabilir ama karşısında artık eski leylek yok.
Bu kez gagalar daha uzun, hafıza daha güçlü.
Siyasete Mola mı, Hesaba Devam mı?
Penguenler güldürdü.
Ama arka planda ciddi bir şey söylüyor:
Siyaset sadece merkezden yapılmaz.
Mahalleyi yok sayan,
delegasyonu vitrin sanan,
mizahı mesajın önüne koyan her yapı…
Bir gün o düz tabakta yalnız kalır.
Ve hikâyenin sonunda her zaman şu yazılıdır:
Kurnazlık kısa vadede doyurur, adalet uzun vadede kazandırır.