Sessiz Gidenler, Görmezden Gelinenler

Sessiz Gidenler, Görmezden Gelinenler

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Engelliler Köşesi

Bazı insanlar vardır,
yük olmaz…
yük taşır.

Doğan Birkan Türkmen onlardandı.

Engelli etiketiyle değil,
emeğiyle yürüdü bu hayatta.
Kimseye “bakın ben buyum” demedi,
işi konuştu, duruşu konuştu,
sessizliği bile çalışkandı.

Kartal Cemevi’nde omuzlarda taşınan sadece bir tabut değildi.
Bir emek vardı.
Bir sabır vardı.
Bir de bu ülkede engelli olmasına rağmen
“kenarda dursun” denmeyip
işin tam ortasında yer alan bir hayat vardı.

Ama şimdi soralım,
Engelliler Köşesi’nden soralım:

Biz engellileri hep böyle mi hatırlıyoruz?
Ancak öldüğümüzde mi “ne iyi insandı” diyoruz?
Hayattayken kaç kez fark ettik,
kaç kez sahiden omuz verdik?

Doğan Birkan,
dijital dünyada çalıştı,
bilişimde emek verdi.
Kartal Belediyesi’nin vitrini güçlüydüyse,
arka planda onun gibi görünmeyen emekçiler vardı.

Engelli olmak,
eksik olmak değildir.
Ama bu ülkede çoğu zaman
eksik hak,
eksik imkan,
eksik anlayış demektir.

Birkan bunların hepsini sessizce aşmıştı.
Ne isyan etti,
ne sitem etti.
Boyundan büyük işler yaptı,
kalbinden büyük iyilikler bıraktı.

Başkan’ın tabutu omuzlaması kıymetliydi.
Ama esas kıymet,
Birkan hayattayken
omuz omuza çalışabilmesiydi.

Engelliler bu toplumun vicdan terazisidir.
Bir topluma bakarsınız,
engellisine nasıl davrandığına bakarsınız.
Gerisi teferruattır.

Doğan Birkan Türkmen gitti.
Ama geride bir soru bıraktı:

Biz engellileri
sadece uğurlamayı mı biliyoruz,
yoksa yaşatmayı da öğrenecek miyiz?

Engelliler Köşesi’nden not düşüyoruz tarihe:
Unutmak kolaydır.
Hatırlamak emek ister.

Ve bazı insanlar,
hayattayken fark edilmediği kadar
ölümünde bile bize ders verir.

Işıklar içinde uyu Birkan.
Bu köşe seni unutmayacak.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *