Kartal’da Yeni Bir Komşuluk Hikayesi

Kartal’da Yeni Bir Komşuluk Hikayesi

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:



​Kartal, deniziyle, komşuluk kültürüyle ve her kesimden insanın bir arada yaşadığı mahalleleriyle aslında çok kıymetli bir hazineye sahiptir.

Ancak modern şehir hayatı, bizleri bazen en yakın komşumuzdan bile uzaklaştırabiliyor. 

Özellikle yaşımız ilerlediğinde, çocuklarımız kendi hayat koşturmacasına kapıldığında, "Peki ben ne olacağım?" sorusu zihnimizde yankılanıyor. 

İşte tam burada, dünyadaki "Babayagas" örneği Kartal’ın sokakları için harika bir ilham kaynağı olabilir.

​Peki, bu proje Kartal’da nasıl hayat bulur?

​Aslında ihtiyacımız olan şey çok lüks binalar değil, birbirine güvenen insanlardır. 

Kartal’da atıl durumda kalmış ya da kentsel dönüşümle yeniden inşa edilen bir binanın, 20-21 kadının bir araya gelerek kurduğu bir kooperatif çatısı altında toplandığını hayal edin. 

Herkesin anahtarı cebinde, dairesi kendine ait; ama binanın girişinde kocaman bir ortak mutfak ve kütüphane var.

​Böyle bir modelde, bir kadın hastalandığında kapısını çalacak bir arkadaşı olduğunu bilir. 

Yalnız yemek yemek istemeyen, alt kattaki komşusunun sofrasına iner. 

Sabahları Aydos Ormanı’na birlikte yürüyüşe gidilir, öğleden sonra Kartal sahilinde hep beraber çay içilir. 

Bu sadece bir barınma projesi değil, bir "yalnızlaşmama" projesidir.

​Kartal gibi dayanışma ruhunun hala canlı olduğu bir yerde, bu tarz bir kooperatifleşme; huzurevi korkusunu yener, ailelerin üzerindeki "bakım" yükünü azaltır ve en önemlisi tecrübeli kadınları hayatın tam merkezinde tutar.

​Yaşlılık bir köşede oturup beklemek değildir; Kartal’ın martı sesleri arasında, dostlarla omuz omuza yeni bir hayat kurmaktır. 

Bu hayali kurmak bile güzel, ama el birliğiyle hayata geçirmek imkansız değil.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *