CHP’de Gerçek Duruş ve Halkın Sesi: “Beni Bizden Saymayın”
yazar
Gazeteci Rıza Başkan
Tüm Yazıları

CHP’de Gerçek Duruş ve Halkın Sesi: “Beni Bizden Saymayın”

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

“Beni Sizden Saymayın”

CHP’de son yıllarda yaşanan şaibeler, kurultay tartışmaları ve yolsuzluk iddiaları, partinin kurumsal kimliğine zarar verenleri gözler önüne seriyor. Adalet, taraflı sahiplenmelerle değil, eşitlik ve tutarlılıkla yaşar. CHP’nin içinde hakikati savunanlar, yapısal değişimin önemini defalarca dile getirdi: “Üye, ilke, tüzük ve program partisi olsun” çağrısı hep devam etti.

Bugün Türkiye’de siyaseti koltukta değil, halkın gözünde kurmak gerekiyor. Yerel yönetim, sadece kaldırım, asfalt veya tabela meselesi değil; bir şehrin ruhunu ayağa kaldırmak, halkın kalbini yönetmek demektir. Gençler, kadınlar, emekliler, esnaf ve işçiler… Bu ülkenin gerçek gücü sizsiniz. Siz olmadan ne parti olur, ne hareket olur, ne de devrim.

Toplumların çürümesi bir anda gerçekleşmez; sessizlik, kayıtsızlık ve riyakârlık birikir. Bugün siyasette hakikatin yerine çıkar, vicdanın yerine sessizlik, ahlakın yerine ikiyüzlülük geçmiştir. Ben burada “bizden” değilim; ilk günkü aşkla, azimle ve inançla halkın yanında duruyorum.

CHP içinde “Kemalciler” ve “Ekremciler” ayrımı büyüyor. Çözüm, ilkeler ve yapısal değişimdir; kişiler değil. Tek adam rejimine de tek aday rejimine de karşıyım. Cesaret, halkın çıkarını savunmakla ölçülür; gerçek samimiyet, geçmişteki haksızlıklarla yüzleşmekle.

 

 

Hakikatin Yerine Sessizlik Geçtiğinde: CHP’de Duruş, İlke ve Halk

Son yıllarda CHP’nin kurumsal kimliği üzerinden partiye verilen zararlar ve iddianamelerde adı geçen isimler, sadece bir hukuki mesele değil, aynı zamanda partinin iç disiplin ve ilkeler ekseninde değerlendirilmesi gereken bir gerçekliktir. Partiye zarar verenlerin derhal uzaklaştırılması, suçsuzlukları ispat edilene kadar ilişiklerinin kesilmesi, sonrasında ise haklarında adil bir süreç işletilerek görevlerine devam etmeleri gereklidir. Sağdan soldan zikzak yapanların birlikte hareket ederek doğru çizgiyi bulması mümkün müdür? Hayır, iki zikzak bir doğru etmez.

Gerçek samimiyet, geçmişteki haksızlıklarla yüzleşmekle ölçülür. Adalet, taraflı sahiplenmelerle değil, eşitlik ve tutarlılıkla var olur. “Tatlı su muhalefeti”, maalesef siyaseti sulandırıyor ve halkın sesi yerine boş söylemler öne çıkıyor. Ben hep parti içi demokrasiyi savundum; ocu bucu olmadım ama hakkı yedim, yiğidi de öldürmedim. Sezar’ın hakkını Sezar’a verdim. CHP’de çözüm, kişilerde değil yapısal değişimde; üyeyi, ilkeyi, tüzüğü ve programı merkeze koyan bir anlayışın peşindeyiz.

Bugün halkın sesi susturulamaz. Emekçinin, çiftçinin, öğrencinin, kadının sesi her zaman yeniden doğar. Biz, sadece bir partinin değil, bir halkın hikayesiyiz. Yerel yönetim, asfalt ve tabeladan ibaret değildir; bir şehrin ruhunu ayağa kaldırmaktır. Halkın kalbini yönetmektir. Artık masa başı değil, meydan siyaseti zamanı. Konuşan değil, dinleyen siyaset zamanı. Ben değil, biz zamanı. Gençlerimiz duyulmuyor, ama umutları canlıdır.

Kadınlar, gençler, emekliler, esnaflar, işçiler… Bu ülkenin gerçek gücü sizsiniz. Halkçı belediyecilik sadece yönetim değil, yaşam felsefesidir. Aç çocuk varsa, güvenlik yoksa, genç “gideceğim” diyorsa, kent tamam değildir. Biz onaracağız, büyüteceğiz, halkın umudunu yeniden kuracağız. Buradan, halk enerjisini sahici biçimde birleştiren Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e selam olsun.

Siyasette ikiyüzlülük, hakikatin yerini alıyor. Makam sevdalıları, kraldan çok kralcılar, benciller, cahiller, bağnazlar ve omurgasızlar… Hepsi bir sistemin çürümesine katkı sağlıyor. Eğer “biz” bunlarsa, ben orada yokum. Hakikatin yerine çıkar, vicdanın yerine sessizlik, ahlakın yerine ikiyüzlülük geçmiştir.

İlk günkü aşkla, ilk günkü azimle, ilk günkü inançla; yaşasın Cumhuriyet, yaşasın adalet, yaşasın halkçı belediyecilik!

Bugün burada bir kez daha söylüyorum: Beni sizden saymayın. Hakikatin yanında, halkın yanında, eşitlik ve adalet için durmaya devam edeceğim.

 

 

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *