🕯️ 10 KASIM 9:05 GEÇE… BENİM EN BÜYÜK YASIM  🕯️ KALPAKLI ATATÜRK, ŞAPKALI ATATÜRK ✍️ Yazan: Rıza Başkan (Vatandaş Rıza)
yazar
Gazeteci Rıza Başkan
Tüm Yazıları

🕯️ 10 KASIM 9:05 GEÇE… BENİM EN BÜYÜK YASIM 🕯️ KALPAKLI ATATÜRK, ŞAPKALI ATATÜRK ✍️ Yazan: Rıza Başkan (Vatandaş Rıza)

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Her yıl aynı an… Aynı sessizlik… Aynı sızı…
Saat 9’u 5 geçe tüm şehir durur ama ben o anda içimde kopan fırtınayı hiçbir zaman durduramam.
Bir ülkenin kaderini değiştiren, karanlık bir çağa ışık yakan bir insanın ardından susmak zordur.
Ama biz susarak anlarız, susarak anlatırız Atatürk’ü.
Benim için 10 Kasım, bir tarih değil;
bir ömrün, bir ideali, bir halkın umudu, bir insanın vicdanıdır.
Bugün yas tutuyorum çünkü kaybettiğimiz sadece bir lider değil,
adaleti, bilimi, özgürlüğü ve eşitliği bize miras bırakan bir insandı.
Ben vatandaş Rıza…
Her sabah işe giderken, her sorunla boğuşurken, her seçimde umut ararken
aklıma hep aynı cümle gelir:

“Ey Türk gençliği, birinci vazifen Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.”

O cümle beni ayakta tutar.
Çünkü Atatürk sadece bir portre değil;
evin duvarında değil, vicdanın duvarında asılı durandır.
Bugün, kimimiz Anıtkabir’de, kimimiz meydanda, kimimiz işinde,
ama hepimiz aynı duygudayız.
Bir milletin kalbi aynı anda durur mu?
Duruyor işte, her yıl 9:05’te...
Sonra yeniden atıyor, Cumhuriyet diye, umut diye, Mustafa Kemal diye.
Atam, senin yolunda yürümek kolay değil ama dönmek de yok.
Laikliğe, akla, bilime, kadına, emekçiye, yoksula, bu ülkenin öz değerlerine sahip çıkmak artık bizim görevimiz.
10 Kasım, bir yas günü değil; bir hatırlatma günüdür.
Kim olduğumuzu, kim olmamız gerektiğini hatırlatan bir gün…
Benim en büyük yasım sensin Atam,
ama aynı zamanda en büyük umudum da sensin.
Ruhun şad olsun, fikirlerin sonsuz yaşasın.

🕯️ KALPAKLI ATATÜRK, ŞAPKALI ATATÜRK


Bir resim… İki figür… Ama aynı adam.
Biri kalpaklı, cephede… Toz, toprak, kar, soğuk…
Diğeri şapkalı, şehirde… Işık, kalabalık, umut…

Kalpaklı Atatürk, mücadeleye hazır, kararlı ve sertti.
Cephede düşmanı gören, askerine moral veren, vatanı için ter akıtan bir liderdi.
O kalpak sadece bir başlık değildi; o, bir milletin kaderine sahip çıkmanın simgesiydi.

Şapkalı Atatürk ise modernleşmeyi, uygarlığı, özgürlüğü temsil ediyordu.
Sokakta yürüyen, halkıyla konuşan, Cumhuriyet’in temellerini atan Atatürk…
O şapka, bir semboldü; yeniliğin, bilimin ve ilerlemenin simgesi.

Ama fark etmez… Kalpak ya da şapka, cephede ya da şehirde…
O, hep aynı adam: Mustafa Kemal Atatürk.
Vatanını, halkını, gençliğini düşünen; adaleti, bilimi ve özgürlüğü miras bırakan bir insan.

Bugün biz kalpaklı Atatürk’ü hatırlıyoruz, şapkalı Atatürk’ü selamlıyoruz.
Çünkü birisi mücadele, diğeri ufuk açtı bize…
Ve ikisi de yolumuzu aydınlatıyor:
Cumhuriyet’i korumak, laikliği savunmak, özgürlüğü sevmek…

Ben vatandaş Rıza olarak diyorum ki:
Kalpaklısı cesaret verdi, şapkalısı yol gösterdi.
İkisi de Atatürk…
Ve biz, her zaman O’nu hatırlayacak, O’nun izinde yürüyeceğiz.

Ne kalpak, ne şapka; önemli olan fikirleri, ilkeleri ve mirasıdır.

Saygılarımla Vatandaş Rıza 
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *