📰 KARTAL CHP VE BELEDİYE MECLİSİ NEREYE KOŞUYOR? ✍️ Rıza Aydoğan
Bu zamanlar “Hiç kimsenin işinden, aşından olmasına izin vermeyiz” diyenler, dün işçi eylemine destek verdi diye insanları kapı önüne koymuştu.
Söylem başka, eylem bambaşka…
Kartal’da siyaset, samimiyet testini kaybediyor.
Artık siyasi ilişkiler sahteleşti.
Yozlaşmış davranışlar normalleşti, vicdanın sesi cılızlaştı.
İnsanlar saf ve temiz ilişkiler arıyor ama o saflığın nerede, kimde, nasıl bulunacağını unuttu.
Doğruyla eğrinin birbirine karıştığı bir yerde yaşıyoruz.
🧱 İnsan da bir inşaattır, ahlak onun çimentosu
Bu çağın geçer akçesi yalakalık.
Kim ne kadar eğiliyorsa, o kadar tanınıyor, o kadar yükseliyor.
Oysa insanın en sağlam temeli, onurudur.
Onuru olmayanın tabelası olur ama itibarı olmaz.
Kartal’da da böyle artık:
Birileri makamını korumak için eğiliyor, bükülüyor,
Birileri de suskun kalıyor — çünkü doğru söylemenin bedeli ağır.
🧍♀️ Saf olmak, kandırılmak değil — tertemiz kalmaktır
“Saf” dediğimiz şey, altın gibidir; karışmamış, değerli.
Ve bunu size ancak insani erdem kazandırır — kadın ya da erkek fark etmez.
Toplum, insanın özündeki o vicdani frekansı söndürüyor.
Ama kimse unutmamalı:
Ruhunu menfaate, karakterini çıkarına, vicdanını konforuna satan herkes,
aslında kendini pazarlamaktadır.
Bu yüzden diyorum: Siyasi kaşarlık bedenle değil, ruh satmakla ilgilidir.
Yüzüne gülüp arkandan dolap çeviren,
masumiyet maskesiyle yalan söyleyen,
her cümlesinde Allah kitap var deyip kalbinde lanet taşıyanlar…
Asıl kir oradadır işte.
🧭 Kartal’da siyaset bir laboratuvar:
Her gün yeni bir test, her gün yeni bir maske.
Bir bakıyorsun dün dost olanlar bugün karşı cephede;
bir bakıyorsun dün “emek” diyenler, bugün emekçiyi kapı dışarı ediyor.
Her şey çıkarın, her şey konforun gölgesinde dönüyor.
Ama unutmayın:
Bu şehirde hala onurlu insanlar var —
ve onlar, başkaları gibi diz çökmedikleri için yalnızlar.
Fakat doğru her zaman geç de olsa kazanır.
💬 Sivil toplumun, basının ve halkın sorumluluğu
CHP Kartal İlçe Örgütü, belediye meclisinde alınan kararlar,
işten çıkarmalar, suskunluklar…
Hepsi bir fotoğraf oluşturuyor:
Fotoğrafın adı “Gerçekle yüzleşemeyen solculuk”.
Bu yüzden artık STK’ların, yerel gazetecilerin, halkın
daha fazla susmaması gerekiyor.
Gazeteci yalakalıkla değil, sorgulama cesaretiyle yaşar.
Sivil toplum, partinin değil kamu vicdanının yanında durmalıdır.
⚖️ Unutma Kartal:
Her insan onurlu doğar, ama az insan onurlu ölür.
Bugün “dürüstlük çöplüğe atılırken”,
yolsuzluk altın gibi parlatılıyor.
Ama onur, parayla ölçülmez.
Makamla gelmez, ihale dosyasına da sığmaz.
Onur, kendinle barış içinde yaşamaktır.
Bu kentin duvarlarında çok isim yazıldı, çok tabela değişti.
Ama vicdanla yazılan isimler, hiç silinmedi.
🔚 Son Söz
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk demişti:
“Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ülkesi olamaz.
En doğru tarikat uygarlık tarikatıdır.”
Kartal da artık uygarlığın, doğruluğun, emeğin yanında olmalı.
Kimsenin arkasından iş çevirmeden,
kimin haklı kimin haksız olduğunu bilerek,
insan kalmanın erdemiyle yürümeli.
Çünkü asıl büyük kayıp,
yaşarken içimizden kaybolan insanlıktır.
💫
Onurlu yaşayın,
Onurla ölün.
Ve unutmayın:
Bu şehirde hâlâ “insan kalabilmek” en büyük direniştir.