“Politik Zumba: İstanbul’da Siyaset, Kartal’da Dans Figürleri”🗞️ KÖŞE YAZISI ✍️ Rıza Aydoğan
İstanbul’da siyaset koşu bandında…
Koşuyoruz ama nereye vardığımızı kimse bilmiyor. Kartal’da ise “politik zumba” var; herkes kendi figürünü yapıyor, ritim farklı ama ter aynı: “mücadele.”
Bizim mücadelemiz fotoğraf karesinde anlık yer almak değil;
gönül hanesinde bir ömür yer bulmak.
Ama öyle bir hale geldik ki; artık bir eylemin, bir duruşun, bir inancın bile “görüntü kalitesi” konuşuluyor.
Siyaset bir sahne, herkes oyuncu.
Bazısı figüran, bazısı kendi repliğini unutan başrol.
Eğer açıklaması olmayan olayların izahı kalmadıysa, o zaman elimizde kalan tek şey mizah olur.
İroniyle, hicivle, parodiyle gülüp geçiyoruz. Çünkü bazen gülmek, ağlamamaktır.
Bugünün Türkiye’sinde “durum komedisi” sadece dizilerde değil, belediye meclislerinde de oynanıyor.
Sahnede kavga var, kuliste çay sohbeti…
Bir yanda halkın derdi, diğer yanda “fotoğraf mı daha iyi çıkmış” kaygısı.
Türk Dil Kurumu der ki:
Mizah, insanın gülünç taraflarını ince bir zekâ ile anlatmaktır.
Biz bu tanımı biraz genişlettik:
Artık mizah, ülke halini sabırla izleyebilme sanatıdır.
Belki de her şey bir kelime oyunudur.
Kimi “adalet” der, kimi “şov.”
Kimi “mücadele” der, kimi “story.”
Ama biz, ne olursa olsun;
gülünçlüğün içinde gerçeği, gerçeğin içinde umudu bulmaya devam edeceğiz.
Çünkü her kara mizah, içten içe bir direniştir.