Susmak, Korkaklık Değildir! 🗞️ GÜNESAV YORUM ✍️ Erol Altunoğlu
Hayatta öyle durumlar oluyor ki, bazen insanın dili damağına yapışıyor.
Hani derler ya, “Dürüstlük erdemdir.”
Doğru söze ne denir?
Elbette dürüst olacağız, yalan dolandan uzak duracağız.
Bu, insan olmanın, vicdan sahibi olmanın gereğidir.
Ancak hayat dediğin, dümdüz bir yol değildir.
Virajları var, çukurları var, hatta bazen karşıdan gelen bir kamyon var!
İşte o virajlarda, o çatışma anlarında, sadece “doğruyu söylemek” bazen en hayırlı yol olmayabiliyor.
Çoğumuz, haksızlığa uğradığımızda hemen kılıcı çekip, “Gözünün içine baka baka doğruyu söylemek” isteriz.
Delikanlılık böyle gerektirir, değil mi?
Ama bir durup düşünelim: Bu dürüstlük, bize ne kazandıracak?
Eğer bir söz, işinizi, aşınızı, can güvenliğinizi tehlikeye atacaksa…
Geri çekilmek, o tehlikeli sulardan uzak durmak, en büyük akıllılıktır.
Akıl, canın yongasıdır.
Bazen karşınızdaki insan, gerçeği kaldıracak olgunlukta değildir.
Sizin “dosdoğru” cümleniz, anlamsız bir kavgaya, haftalar sürecek bir küslüğe neden olacaksa…
Ne gerek var?
Aile huzurunu, komşu ilişkisini, iş arkadaşlığınızı korumak; o anki “haklı çıkma” zevkinden çok daha değerlidir.
Sadece egonuzu tatmin etmek için, “Benim dediğim doğru!” demek uğruna bir tartışmayı uzatmak niye?
Bırakın, o insan kendi doğrusunda kalsın.
Siz, hayatınızın kontrolünü elinizde tutun.
Enerjinizi daha hayırlı işlere harcayın.
Dürüstlük, haklı olmaktır.
Ama akıllıca geri çekilmek, hayatta kalmak ve huzurlu olmaktır.
Haklı olup da mutsuz olmaktansa, biraz “susup” huzurlu olmak; inanın bana, çok daha büyük bir erdemdir.
Bizim kültürümüzde, “Susmak rıza göstermektir.” gibi bir algı var.
Oysa susmak, aynı zamanda bir stratejidir.
Karşınızdaki fırtınanın dinmesini beklemektir.
Akıntıya karşı kürek çekmek yerine, rüzgarı arkanıza almayı bilmektir.
Sustuğunuzda, savaşmayı reddedersiniz.
Geri çekildiğinizde, güç toplarsınız.
Bazı gerçekleri “şimdilik” içinizde tuttuğunuzda, aslında kendinizi korursunuz.
Yalan söylemeyin…
Ama her doğruyu da, her yerde, her an söylemek zorunda değilsiniz.
Ağzınızdan çıkacak her sözün, önce kalbinize, sonra hayatınıza ne getireceğini hesap edin.
Dürüstlüğünüzü; size gerçekten kıymet veren, gerçeği kaldırabilecek insanlar için saklayın.
Geri kalan yerlerde, bazen sadece tebessüm edin ve yolunuza devam edin.
Zira bu hayatta en büyük kazanç, iç huzurdur.
Hepimize gönlü geniş, dili tatlı günler dilerim.