Çıkar Odaklı Ahlak ve Seçici Mağduriyet Algısı

Çıkar Odaklı Ahlak ve Seçici Mağduriyet Algısı

YAYINLAMA:

Erol Altunoğlu – Köşe Yazısı,

Uluslararası sistem, kimin “mazlum,” kimin “zalim” olduğunu; kimin “haklı direnişçi,” kimin “işgalci” olduğunu kendi jeopolitik çıkarlarına göre belirliyor. Bir coğrafyadaki eylemler meşruiyet zırhıyla korunurken, başka bir coğrafyadaki benzer acılar görmezden geliniyor, hatta meşrulaştırılıyor. Bir tarafa ambargo ve dışlama uygulanırken, diğer tarafa kayıtsız şartsız destek sunuluyor.

Bu seçici adalet, devasa bir propaganda aygıtı tarafından perçinleniyor. 24 saat kesintisiz çalışan bu makine, halkların zihnini bulandırıyor, gerçekleri bir yalan örtüsüyle kapatıyor ve kitleleri kendi menfaatlerine uygun bir söyleme inanmaya zorluyor.

Ahlaki çöküşün kökleri, egemen ekonomik düzenin yapısında yatıyor. Sistem, ne zaman bir krizle, bir beka tehdidiyle karşılaşsa, derhal aşırı milliyetçi, ayrımcı ve hatta faşizan güçleri vurucu kuvvet olarak devreye sokuyor.

Bugün, açlık, yoksulluk, savaş ve iklim felaketi gibi küresel sorunlar, “demokrasi” ve “insan hakları” gibi yüzeysel kavramların arkasına gizleniyor. Ancak bu yalancı örtünün altındaki gerçek, adaletsizliğin kural olduğu bir düzendir.

Yaşadığımız dönem, bizi yüz yıl önceki karanlık uyarılara geri götürüyor: Ekonomik sistemi sorgulamayanlar, aşırıcılığı tartışmaya hak kazanamaz.

Bugün, ya ekonomik eşitsizlik ve siyasi riyakârlığın kökenlerini cesurca konuşacağız, ya da sistemin kendisi, fikir özgürlüğüne zaten izin vermeyecek. Bu çarpık manzaralar karşısında susmak, felakete ortak olmaktır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *