**4 Kat Arttı, 2 Kat Erittik
KYK Bursu, Altın, Gençlik ve Yeni Türkiye Ekonomisinin Fotoğrafı**
GÜNESAV HABER | GÜNDEM – EKONOMİ
Bir ülkede rakamlar büyüyorsa ama hayat küçülüyorsa, orada zam değil erime vardır.
2019’da 500 TL olan KYK bursu, 2026’da 4.000 TL’ye çıktı. Kâğıt üstünde sekiz kat.
Peki mutfakta, sokakta, kantinde durum ne?
KYK Bursu ile Alınabilenler: Dün – Bugün
Hamburger menü
2019: 28 adet → 2026: 11 adet
Kahve
2019: 55 adet → 2026: 20 adet
Sinema bileti
2019: 40 adet → 2026: 15 adet
Simit
2019: 275 adet → 2026: 200 adet
Yarım tavuk döner
2019: 75 adet → 2026: 25 adet
Burs büyüdü, öğrencinin payı küçüldü.
Enflasyon sadece rakamları değil, gelecek hayallerini de yedi.
Altında Yeni Dönem: Nakit Devri Kapanıyor
Önümüzdeki aylarda yürürlüğe girecek düzenlemeyle altın alım-satımında nakit dönemi sona eriyor. Kuyumculuk sektöründe köklü bir değişim kapıda.
📌 30 bin TL üzeri altın alımları sadece banka üzerinden (IBAN / kart) yapılacak
📌 Kıymetli Metal Takip Sistemi (KMTS) devreye giriyor
📌 Darphane üretimi her altına özel bandrol
📌 Altının menşei ve dolaşımı anlık takip edilecek
📌 Yüklü para yatıranlardan kaynak belgesi istenecek
📌 Süreç MASAK denetiminde yürütülecek
Darphane’den yapılan açıklamaya göre, yaklaşık 5 gram altına kadar olan alımlar nakit yapılabilecek. Üzeri için banka şart.
Altın artık sadece yatırım değil, takip edilen bir kimlik.
Gençlere 19 Bin TL Destek: İŞKUR Programı
Çalışmayan gençlere aylık 19.000 TL destek sağlayacak İŞKUR Gençlik Programı’nın şartları açıklandı:
T.C. vatandaşı olmak
18 yaşını doldurmuş olmak
Emekli ya da malul aylığı almamak
İŞKUR’a kayıtlı olmak
Devlet üniversitelerinde aktif öğrenci olmak
Son 1 ayda herhangi bir işte çalışmamış olmak
Hane gelirinin net asgari ücretin 3 katından az olması
Haftada 3 gün programa katılım
Destek var ama soru net:
Bu para hayat mı kurtaracak, yoksa zamanı mı satın alacak?
Sağlık, Alışveriş ve Devlet Kararları
BAĞ-KUR ve GSS prim borcu olanların devlet ve üniversite hastanelerinden ücretsiz yararlanması 2026 sonuna kadar uzatıldı
Yurt dışı alışverişte 30 Euro muafiyeti kaldırıldı
Artık tüm siparişlerde detaylı gümrük beyannamesi zorunlu
26 ilin valisi değişti
Valiler Kararnamesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlandı
Özgür Özel’den “Normalleşme” Vurgusu
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, milletvekillerine yaptığı değerlendirmede normalleşmenin iktidarla değil, AKP seçmeniyle olacağını söyledi:
“Şeytan olmadığımızı göstereceğiz. Düğünlerine, cenazelerine gideceğiz.”
Siyasetin dili sertleşirken, saha dili yumuşuyor mu, yoksa bu da yeni bir strateji mi?
Siyasette bazen bir cümle, bir dönemin ruhunu ele verir. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in milletvekilleriyle yaptığı kapalı grup toplantısında söylediği iddia edilen söz tam olarak böyle bir anın ürünü.
Gazeteci Barış Yarkadaş’ın, beş ayrı CHP milletvekilini arayarak doğrulattığını açıkladığı ifadeye göre Özel, vekillere açık ve sert konuştu:
“Biz eğer bu seçimleri kazanamazsak, ben en az 30 yıl hapis yatarım. Siz de benimle bunun çilesini çekersiniz.”
Bu söz, parti içinde sadece bir “gaz verme” cümlesi olarak mı görülmeli, yoksa siyasetin geldiği noktaya dair karanlık bir tabloyu mu işaret ediyor?
Yaklaşık 5 saat süren kapalı toplantıda 40’a yakın milletvekilinin söz aldığı, dış politikadan Venezuela’ya, komisyon raporlarından parti içi tempoya kadar geniş bir gündemin masaya yatırıldığı aktarılıyor. Özgür Özel’in toplantıda özellikle şu mesajın altını çizdiği ifade ediliyor:
“Yarın seçim olacakmış gibi çalışmalıyız.”
Bu çıkış, CHP’nin artık “rahat muhalefet” dönemini kapattığını, iktidar hedefinin sadece siyasi değil, varoluşsal bir noktaya taşındığını gösteriyor.
Siyaset kulislerinde konuşulan ortak yorum şu:
Bu sözler bir tehdit değil, bir itiraf.
Bir özgüven patlaması değil, sistem eleştirisi.
Çünkü bu ülkede siyaset artık sadece sandıkla değil, yargıyla, dosyayla, fezlekeyle, takvimle yürüyor.
Arka Plan – Neden Bu Kadar Sert?
Özgür Özel’in son dönemde “normalleşme” vurgusunu Erdoğan’la değil, AKP seçmeniyle kurması; “şeytanlaştırma dili”nden uzaklaşma çağrıları ve sahaya inme stratejisi bu sözle birlikte daha anlamlı hale geliyor.
Bu artık bir parti içi motivasyon konuşması değil.
Bu, “kaybedersek bedel ağır” diyen bir liderin yüksek sesle yaptığı gerçeklik okuması.
Bir cümle…
Bir lider…
Bir ülkenin siyasal fotoğrafı.
Özgür Özel’in kapalı toplantıda söylediği iddia edilen “Kazanamazsak 30 yıl yatarım” sözü, sadece CHP’yi değil, Türkiye siyasetinin geldiği noktayı anlatıyor.
Sizce bu bir abartı mı, yoksa acı bir gerçek mi?
**“Kazanamazsak 30 Yıl Yatarım” Sözü Gündemi Sarstı
Özgür Özel’in Kapalı Toplantı Mesajı Siyasette Deprem Etkisi Yarattı**
GÜNESAV HABER – Ankara
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, partisinin milletvekilleriyle yaptığı kapalı grup toplantısında söylediği iddia edilen sözler siyaset kulislerini sarstı. Toplantıda, iktidara gelmenin bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayan Özel’in,
“Biz eğer bu seçimleri kazanamazsak, ben en az 30 yıl hapis yatarım. Siz de benimle bunun çilesini çekersiniz”
ifadelerini kullandığı öne sürüldü.
Söz konusu iddia, CHP’de parti içi muhalefeti ve Kemal Kılıçdaroğlu’na verdiği destekle bilinen gazeteci Barış Yarkadaş tarafından gündeme taşındı. Yarkadaş, TGRT Haber’de katıldığı programda, bu ifadeyi beş ayrı CHP milletvekilini arayarak doğrulattığını ve cümlenin “tam haliyle” kendisine aktarıldığını söyledi.
5 Saatlik Kapalı Toplantı, Sert Mesajlar
Yaklaşık 5 saat süren kapalı grup toplantısında 40’a yakın milletvekilinin söz aldığı öğrenildi. Toplantıda;
Yankı Bağcıoğlu gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunurken,
İlhan Uzgel dış politika başlıklarını ele aldı,
Namık Tan Venezuela’daki gelişmelere dair sunum yaptı,
Murat Emir ise Milli Birlik ve Dayanışma Komisyonu’nun raporunu aktardı.
Toplantının ana eksenini ise yaklaşan seçim süreci ve parti örgütlerinin çalışma temposu oluşturdu. Özgür Özel’in milletvekillerine,
“Yarın seçim olacakmış gibi çalışmalıyız. Kazanmak için tempoyu artırmak zorundayız”
mesajını net biçimde verdiği belirtildi.
Siyasette Bir Cümleden Fazlası
Kulislerde bu sözler sadece bir “motivasyon konuşması” olarak okunmuyor. Aksine, muhalefetin geldiği noktayı ve Türkiye’de siyasetin artık nasıl bir baskı ikliminde yapıldığını anlatan sert bir gerçeklik ifadesi olarak yorumlanıyor.
CHP liderinin son dönemde sıkça dile getirdiği “normalleşme” vurgusunu Erdoğan’la değil, AKP seçmeniyle ilişkilendirmesi; “şeytanlaştırma dili”nden uzaklaşma çağrıları ve sahaya inme stratejisi de bu çıkışla birlikte daha anlamlı hale geliyor.
Bu söz, kulislerde şu soruyu yüksek sesle sordurdu:
Bu bir abartı mı, yoksa siyasetin geldiği yerin soğuk bir özeti mi?
GÜNESAV NOTU
Türkiye siyasetinde artık kaybetmek sadece iktidarı değil, özgürlüğü de riske atmak anlamına mı geliyor?
Özgür Özel’in sözleri, tam da bu sorunun ortasına düşüyor.
Bir cümle…
Bir lider…
Bir ülkenin siyasal fotoğrafı.
“Kazanamazsak 30 yıl yatarım” sözü sizce bir abartı mı, yoksa bu ülkenin acı gerçeği mi?
Burs arttı ama hamburger azaldı.
Altın serbestti, şimdi izleniyor.
Gençliğe destek var ama gelecek hâlâ pahalı.
Bu tabloya bakınca sormamak mümkün mü:
Bu ülkede kazanan kim?