İstanbul’da yaşanan olay, sadece bir adli vaka değil; toplumun sinir uçlarına dokunan bir kırılma anı oldu. Öğretmen Fatma Nur Çelik, 17 yaşındaki bir öğrencisi tarafından bıçaklı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Eğitim yuvasında, ders zilinin gölgesinde, hayat söndü.
Şüpheli F.S.B.’nin ifadesine göre; “Sevgilimden ayrılmıştım, sesler duymaya başladım. Rastgele bir sınıfa girip ilk gördüğüme saldırdım. Husumetim yoktu, kimse azmettirmedi.” dediği öğrenildi.
Bu sözler bir savunma mı, yoksa sistemin sessiz çöküşünün itirafı mı?
Okulda Artan Şiddet İddiaları
Edinilen bilgilere göre Fatma Nur Çelik’in, okulda artan şiddet eğilimiyle ilgili daha önce resmi başvurularda bulunduğu, bazı isimleri kurul gündemine taşıdığı ifade ediliyor. İddialara göre bu isimlerden biri geçmişte başka bir öğrenciyi bıçaklamıştı.
Göz göre göre gelen bir risk mi vardı?
Uyarılar yeterince ciddiye alındı mı?
Önleyici mekanizmalar neden devreye girmedi?
Bu sorular artık sadece bir okulun değil, eğitim sisteminin soruları.
Bir Annenin Mücadelesi Yarım Kaldı
Fatma Nur Öğretmen’in lösemi tedavisi gören bir çocuğu vardı. Hem kendi evladını hayata tutundurmaya çalışıyor, hem de öğrencilerini geleceğe hazırlıyordu.
Açtığı YouTube kanalına şu cümleyi yazmıştı:
“Çabamı kayıt altına almak ve ömrüm yeterse oğluma; ‘Bak, seninle biz bu yollardan geçtik’ demek istiyorum…”
Hayat bazen en çok direnenleri sınar. Ama bu kez sınav ağırdı. Ömrü yetmedi.
“Öğretmenler Yeni Neslin Eseridir”
Mustafa Kemal Atatürk bir sözünde,
“Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” demişti.
Bugün o söz, acı bir yankı gibi kulaklarımızda.
Yeni nesli inşa etmeye çalışan bir öğretmen, şiddetin hedefi oldu.
Bu trajedi; yalnızca bireysel bir cinnet meselesi değil. Ruh sağlığı politikaları, okul güvenliği, gençlerde artan şiddet eğilimi ve denetim mekanizmalarının etkinliği artık yüksek sesle konuşulmak zorunda.
Toplumsal Yara ve Sorumluluk
Bir öğretmenin sınıfında can vermesi;
bir ailenin umutlarının yıkılmasıdır.
Bir çocuğun annesiz kalmasıdır.
Bir ülkenin vicdanına düşen gölgedir.
Sorumluluk zinciri nerede başlıyor, nerede bitiyor?
İhmal var mıydı?
Önleyici psikolojik destek mekanizmaları neden yeterli değil?
Okullarda güvenlik protokolleri gözden geçirilecek mi?
Bu soruların yanıtı, adalet kadar önemli.
Eğitimde Şiddet Alarmı
Uzmanlar; ergenlik döneminde ruh sağlığı takibinin, okul içi rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesinin ve riskli davranışların erken tespit edilmesinin hayati olduğuna dikkat çekiyor.
Bir öğretmeni kaybettik.
Ama kayıplar zincire dönüşmesin diye sistem konuşmalı, kurumlar sorumluluk almalı, toplum susmamalı.
Son Söz
Fatma Nur Çelik’in hikâyesi yarım kaldı.
Ama bıraktığı soru işaretleri yarım kalmamalı.
Allah’tan rahmet; ailesine, öğrencilerine ve tüm eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz.