GSS Prim Artışı ve E-Haciz Tepkisi Büyüyor
Ekonomik krizin derinleştiği bir dönemde, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerinin 780 TL’den 1.560 TL’ye çıkarılması büyük tartışma yarattı. Borsacı ve ekonomi yorumcusu Özkan Filiz, GSS’nin mevcut uygulamalarını sert sözlerle eleştirerek, sistemin yurttaşı korumak yerine borçlandırdığını söyledi.
Filiz’in en çarpıcı tespiti ise şu:
Geliri olmayan vatandaşlar, rızaları olmadan sigortalı sayılıyor ve otomatik olarak prim borçlandırılıyor.
Primler ödenmediği anda her ay %2 gecikme zammı + TEFE/ÜFE faizi ekleniyor; birkaç yıl içinde küçük bir borç dev bir yük haline geliyor.
Bu borç yükünün sonuçları ise daha ağır:
Birikmiş GSS borcu nedeniyle sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanamayanlar var.
Geliri olmayan gençler ve işsiz bireylerin banka hesaplarına e-haciz uygulanıyor.
Hatta gelecekteki maaşlara dahi haciz konuluyor.
Filiz’e göre bu tablo, sosyal güvenlik anlayışıyla bağdaşmıyor:
“Bu bir sosyal güvenlik sistemi değil; borçla terbiye mekanizması.”
Önerileri ise net ve radikal:
GSS zorunlu olmaktan çıkarılmalı, tamamen isteğe bağlı hale getirilmeli.
Sağlık hizmeti almayanların geçmiş ve gelecekteki tüm prim borçları silinmeli.
Prim ödeme gücü olmayanlara koşulsuz temel sağlık güvencesi sağlanmalı.
Filiz son cümlesinde toplumsal bir çağrı yapıyor:
“Kimsenin borçla cezalandırılmadığı, herkesin onuruyla yaşadığı adil bir Türkiye için mücadele ediyoruz.”
GSS tartışması, ekonomik krizin görünmeyen yüzlerinden biri olarak gündemde daha uzun süre tutulacak gibi duruyor.