Koltuklar ve Makamlar Yanmaz Bu Memlekette: CHP’de Ofis Tartışısı ve Gerçek Öncelik  Neden Farklı?
yazar
Gazeteci Rıza Başkan
Tüm Yazıları

Koltuklar ve Makamlar Yanmaz Bu Memlekette: CHP’de Ofis Tartışısı ve Gerçek Öncelik Neden Farklı?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Koltuklar ve Makamlar Yanmaz Bu Memlekette

Türkiye’de ormanlar yanıyor, köyler, evler ve insanlar yanıyor. Yangınlar sadece doğayı değil, toplumun güvenini de yakıyor. Ama her yangının ardından sorumluluk alan, görevinden çekilen yetkililer, hatta istifa eden bakanlar ve yöneticiler oluyor dünya genelinde.

Portekiz’de, Yunanistan’da, Amerika’da yangınlarda hayatını kaybedenlerin ardından istifa eden kamu yöneticileri gördük. “Kamuoyunun güvenini kaybettim”, “Siyasi sorumluluğu üstleniyorum” diyerek görevden ayrılanlar oldu.

Türkiye ise farklı bir tablo çiziyor. 2025 yılında yaşanan orman yangınlarında onlarca canımızı kaybettik. Yangına müdahalede ciddi eksiklikler, koordinasyon sorunları gündemde. Vatandaşlar sosyal medyada yardım çağrıları yapıyor, ekipman yetersizliği konuşuluyor. Fakat tek bir istifa haberi yok. Ne bakanlar, ne valiler, ne yerel yöneticiler sorumluluk alıyor.

Tam da böyle bir ortamda CHP yönetiminin Ekrem İmamoğlu üzerinden yeni bir ofis açması tartışma yarattı. Seçim takvimi belirsizken ve hukuk süreci sonuçlanmamışken bu hamle, parti içinde ve kamuoyunda gereksiz tartışmaların fitilini ateşledi.

Asıl öncelik; hukuki süreçlerin takip edilmesi, hakkın aranması ve halkın gerçek sorunlarına odaklanmak olmalı. Ofis açmak, isim değiştirmek ya da sembolik adımlar atmak; sahadaki mücadelenin, örgütlenmenin ve halkla gerçek bağların yerini tutmaz.

Değişim denilen şey sadece göstermelik hamlelerle, sloganlarla, ofis açmakla olmaz. Gerçek değişim; güçlü hukuk mücadelesiyle, samimi halkla buluşmayla, sahada etkin çalışmayla ve doğru politikalarla mümkündür.

CHP, bu süreçte kendi içinde ve toplumda güven tazelemek zorundadır. Yoksa sadece “ofis açtık” diye yapılan gösteriler, halkın sorunlarına derman olmaktan çok uzak kalır.

Türkiye’de “koltuklar yanmaz” derler. Ama koltuklar yanmadıkça, yangınlar, kayıplar ve yıkımlar devam eder. Siyaset, makam ve güç peşinde koşmak değil, halka hizmet etmekle anlam kazanır.

Bu yüzden, gerçek sorumluluk almak, cesur adımlar atmak ve önceliği halkın refahına vermek gerekir. Yoksa “koltuklar ve makamlar yanmaz bu memlekette” sözünün acı gerçekliğini her yangında yeniden yaşarız.

Sorumluluk Almak Cesaret İster

Türkiye’nin mevcut durumu, yöneticilerin koltuklarından vazgeçme cesaretinden yoksun olduğunu gösteriyor. Yangınlar, seller, doğal afetler ve yaşanan krizler karşısında sorumluluk sahibi olması gerekenler, genellikle sessiz kalmayı tercih ediyor.

Oysa gerçek liderlik; zor zamanlarda ortaya çıkar. Halkının acısını paylaşmak, eksiklerini kabul etmek ve “ben bu durumdan sorumluyum” diyebilmek büyük erdemdir. Dünya örneklerine baktığımızda, sadece kamuoyu baskısıyla değil, vicdanla hareket eden yöneticiler görevlerini bırakarak sorumluluk almışlardır.

Türkiye’de ise ne yazık ki, “makamlar yanmaz” kültürü hâlâ güçlü. Bu tutum, toplumdaki güvenin erozyonuna yol açıyor. İnsanlar, yaşanan trajedilerde gerçek bir hesaplaşma ve samimi özür bekliyor.

 

CHP’nin Öncelikleri Yeniden Belirlenmeli

CHP’nin şu anki durumu ve açtığı ofis tartışması, partinin önceliklerinin ne kadar yanlış belirlendiğini gösteriyor. Toplumun her geçen gün büyüyen sorunları varken, hukuk süreçleri tamamlanmamışken, gündemi değiştirmek için yapılan bu tür hamleler, partiye değil partiye olan güvene zarar veriyor.

CHP’nin önceliği; liderlerin ve partinin hukuki haklarını savunmak, örgütlenmeyi güçlendirmek, sahada vatandaşın yanında olmak ve gerçek politikalar üretmek olmalıdır. Halkın beklentisi gösterişten değil, çözümden yanadır.

 

Sonuç: Halkın Yanında Olmak Gerçek Değişimdir

Siyaset, gösterişten ve koltuk kavgasından ibaret olsaydı, bugün Türkiye bu halde olmazdı. Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey; halka dokunan, samimi, sorumluluk alan, güven veren bir siyasal anlayıştır.

Koltuklar yanmazsa; yangınlar sönmez, kayıplar devam eder, toplumsal yara kapanmaz.

CHP’nin ve tüm siyasi aktörlerin bu gerçeği kabul edip, önceliklerini halkın refahına göre yeniden düzenlemeleri gerekiyor.

Çünkü ancak sorumluluk alan, halkın yanında duran siyasetçilerle bu memleketin yaraları sarılabilir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *