“MAKAM KOLTUĞU ISITIR… MOBBİNG İÇİ YAKAR”
Bir koltuk düşünün…
Dışarıdan bakınca deri, parlak, ağır, “devlet ciddiyeti” kokuyor.
Ama o koltuğun içine yanlış biri oturursa…
deri değil, vicdan yanar.
İşte hikâye tam burada başlıyor.
🪑 MAKAM: OTORİTE DEĞİL, EMANET
Makam dediğin şey;
kravatla büyüyen bir ego vitrini değil.
Tam aksine:
“Ben buraya neden geldim?” sorusunun her sabah yeniden sorulmasıdır.
Makam doğruysa;
insan büyür.
kurum nefes alır.
çalışan yürür.
Yanlışsa?
Koltuk konuşur, insan susar.
🧠 MOBBİNG: BAĞIRMAYAN AMA YAKAN SİSTEM
Mobbing dediğin şey bağırmaz.
Kapıyı çarpmaz.
Ama sessizdir…
ve en tehlikelisi de budur zaten.
Bir bakarsın:
aynı kişi sürekli hedefte
aynı isim sürekli “yanlış”
aynı çalışan sürekli “fazla”
Sorun kişi değildir aslında…
Sorun, güçle temas etmiş ama vicdanla tanışmamış zihindir.
⚖️ ARADAKİ FARK: KILÇIK GİBİ AMA HAYATİ
Makam şunu der:
“Daha iyisini nasıl yaparız?”
Mobbing şunu fısıldar:
“Sen zaten yapamazsın.”
Makam üretir.
Mobbing tüketir.
Makam büyütür.
Mobbing küçültür.
Ve en acısı:
Makam hesap verir.
Mobbing hesap vermemek için sistem kurar.
🏛️ KAMUDA GERÇEK SINAV
Belediye koridorlarında, müdür odalarında, sendika masalarında…
asıl mesele maaş değil sadece.
Asıl mesele şu:
İnsana nasıl davranıldığı.
Çünkü bir yerde adalet yoksa…
diğer her şey sadece dekor olur.
🔥 SON SÖZ
Makam geçicidir.
Bugün var, yarın yok.
Ama mobbing kalır…
İnsanın omzunda, sesinde, uykusunda kalır.
Ve bu yüzden tek bir cümle her şeyden ağırdır:
“Yetki, insanı ezmek için değil… insanı korumak için vardır.”
Gerisi sadece gürültü.