ŞAMPİYONLUK SADECE KUPA DEĞİL, BİR ŞEHRİN NABZIDIR

ŞAMPİYONLUK SADECE KUPA DEĞİL, BİR ŞEHRİN NABZIDIR

YAYINLAMA:

Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu sadece bir futbol başarısı değil…
Bu, Türkiye’nin sokaklarında yankılanan bir psikoloji, bir sosyoloji, hatta küçük esnafın kepengine yansıyan ekonomik iklimdir.

Kartal’da bu gece kahvehaneler sustu mesela…
Çünkü herkes aynı ekrana baktı.
Bir çocuk formasını sırtına geçirip balkona çıktı, bir baba yıllar önceki Metin Oktay hikâyesini anlattı, bir esnaf televizyonun sesini sonuna kadar açtı. Futbol bazen tam da budur: Aynı duygunun milyonlarca insanda aynı anda patlaması.

Galatasaray sezon boyunca kusursuz değildi.
Ama kırılma anlarında karakter koydu.
Osimhen ’in yıldızlaştığı, Lamia'nın oyunu dengelediği, Aşkın olayım İcardi'nin müthiş Kaan Ayhan’ın son sözü söylediği gecede aslında şunu gördük: Şampiyonluk bazen en iyi oynayanın değil, en dirençli kalanındır.

Okan Buruk artık sadece teknik direktör değil; bir futbol aklına dönüşüyor.
Dört yıl üst üste zirvede kalmak Türkiye gibi kaotik bir futbol ülkesinde tesadüf değil. Bu, kriz yönetimidir. Baskıyı yönetmektir. Gürültünün içinden oyunu duyabilmektir.

Türkiye futbolu uzun zamandır sadece saha içini konuşmuyor. Hakemler, açıklamalar, sosyal medya savaşları, gerilimler…
Ama bütün o karmaşanın içinde Galatasaray bir kez daha kupayı kaldırdıysa, bunu yalnızca yıldızlarına değil, oyunun psikolojik üstünlüğüne de borçlu.

Ve şimdi sokaklarda aynı cümle dolaşıyor:
“Şampiyon yine Galatasaray…”

Bazen bir takım kazanır.
Bazen ise bir şehir sabaha kadar uyumaz.

Bu gece Türkiye’nin sarı-kırmızı tarafında uyku yok.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *