✍️ Emeklilerin Köşesi | Kartal’da 8 Mart: Hatırlamak Zorundayız
8 Mart… Biz emekliler için de sadece bir takvim yaprağı değil. Çiçek günü hiç değil. Bir fotoğraf karesi veya sahnede alkışlanan birkaç cümle de değil.
Bu gün, alın terinin, emeğin, direncin günü. Bizler hayatın ağır yükünü omuzlamış, emekle şekillenmiş yılların insanlarıyız; biliriz ki, bir gün hatırlayıp ertesi gün unutmak kolaydır ama gerçek emek bir güne sığmaz.
Kartal sokaklarında gezerken görüyoruz: İşten çıkarılan kadınlar, destek verdiği için bedel ödeyenler… Ve sahnelerde kutlanan “kadın emeği kutsaldır” nutukları. Bizler için bu çelişkiler boş laf değil; gerçek hayatın ta kendisi.
Emek, sessizdir; görünmeyendir.
Fabrikada çalışan kadının, evinde görünmeyen emeği taşıyan kadının, sokakta, ofiste, tarlada direnen kadınların emeği. Bunlar kürsülerden taşan sözlerle değil, her gün yaşanan mücadeleyle ölçülür.
Kartal’da siyaset yapanlar ve nutuk atanlar bilsin: Emeği savunmak istiyorsan, sadece 8 Mart’ta değil, yılın 365 günü yanında duracaksın. Çünkü emek alkışla korunmaz, adalet sloganla gelmez.
Emeklilerin gözünden 8 Mart
Bizler yıllarını çalışarak, alın teriyle harcayan insanlar olarak anlarız emeği. 8 Mart, bir kutlama günü değil, hatırlama ve vicdan meselesidir. Sadece bugün değil; her gün kadın emeğine saygı duymak, onların yanında olmak gerekir.
Kartal’da esnafın, engellilerin, işçi kadınların, yaşlıların sesi duyulmalı. Görünmeyen emekler görünür olmalı. Çünkü gerçek eşitlik, hiçbir kadının geride bırakılmadığı bir hayatla başlar.
Sözden ziyade duruş… Alkıştan ziyade adalet… İşte emek böyle yaşanır.
Unutmayalım: 8 Mart kutlama değil, hatırlama ve yan durma günüdür.