AVM Otoparkları Kimin?

AVM Otoparkları Kimin?

YAYINLAMA:

​İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerimizde nefes alacak yer kalmadı. 

Trafik bir dert, aracınızı bırakacak yer bulmak ayrı bir dert. 

Ancak bu karmaşanın ortasında, gözümüzün önünde duran ama hukuki boyutu pek konuşulmayan bir "haksız kazanç" kapısı olarak AVM otoparkları
var.

​Meseleyi herkesin anlayacağı bir dille özetleyelim. 

Bir AVM inşa edilirken, belediyeler yatırımcıya büyük bir imtiyaz tanır. 

Şehir planlarına eklenen özel notlarla denir ki: "Sen binanın altına otopark yap, şehrin otopark ihtiyacını kendi parselinde çöz; biz de sana karşılığında inşaat hakkından (emsal) yemeyen, yani 'bedava' binlerce metrekarelik bodrum katları verelim."

​İşte bu "emsal dışı" bırakılan, yani ticari alan hesabına dahil edilmeyen otopark alanları, aslında halkın kullanımına sunulması şartıyla yatırımcıya verilmiş birer imardır. 

Yasaya göre buralar iskan edilemez, yani dükkâna dönüştürülemez. 

Ancak bugün birçok AVM'de bu "hediye" alanların bir kısmının mağazaya dönüştüğünü, kalan kısmının ise fahiş fiyatlarla halka kiralandığını görüyoruz.

​UKOME (Ulaşım Koordinasyon Merkezi) kararlarına göre, AVM otoparklarının ilk 3 saati ücretsiz olmak zorundadır. 

Ancak bu kural çoğu yerde kâğıt üzerinde kalıyor. 

Belediyeler, imar izni verirken gösterdikleri bonkörlüğü, denetim safhasında göstermiyorlar.

​Belediye ekipleri, otopark olarak ruhsatlandırılan alanlarda ticari işletme olup olmadığını kontrol etmeli.

​Amacı dışında kullanılan veya hukuka aykırı ücret talep edilen yerlere ağır yaptırımlar uygulanmalı.

​Gelişmiş şehircilik anlayışında "özel parselde kamu yararı" esastır. 

Örneğin; Londra veya Berlin gibi şehirlerde, merkeze büyük bir ticari yapı izni verildiğinde, otopark alanı bir "kamu hizmeti" olarak görülür. 

İşletmeci, imar avantajı aldığı bir alanı halka fahiş fiyatla satamaz. 

Hatta bazı modern uygulamalarda, otoparkların bir kısmı akşam saatlerinden sonra mahalle sakinlerine tamamen ücretsiz tahsis edilir.

​Belediyeler, imar planlarıyla yatırımcıya sağladıkları "yüz binlerce metrekarelik" avantajın takibini yapmak zorundadır. 

Halkın olanın, tekrar halka satılmasına göz yummak; şehircilik ilkelerine ve yasaya aykırıdır. 

Otoparkların ücretsiz veya makul olması bir lütuf değil, imar şartının doğal bir sonucudur.

​Sesimizi duyurmak ve hakkımız olan "ücretsiz erişim" hakkını talep etmek, şehirli olma bilincinin bir parçasıdır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *