Kartal’dan Bakınca: Danışma mı, Dekor mu? Kahvaltı mı, Örgüt mü?

Kartal’dan Bakınca: Danışma mı, Dekor mu? Kahvaltı mı, Örgüt mü?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bu satırları bir alınganlığın buğusuyla değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgüt aklına, tüzüğüne ve siyasal namusuna duyulan bir borçla yazıyorum. Çünkü mesele kişiler değil. Mesele koltuk değil. Mesele, CHP’nin neye dönüştürüldüğü.

Çiğli’de yaşanan İlçe Danışma Kurulu süreciyle başlayan tartışma, aslında Kartal dahil bütün örgütlere yöneltilmiş tek bir soruyu önümüze bırakıyor:
Danışma kurulları gerçekten örgüt için mi yapılıyor, yoksa örgütten kaçırılarak mı?

Danışma dediğin şey; davetle, ilanla, katılımla olur. Gençliğiyle, geçmişiyle, hafızasıyla olur. Ama bugün gördüğümüz tablo bir organizasyon hatası değil. Bu, bilinçli bir siyasal tercih. Alkış sesi yüksek, itiraz sesi kısık bir oda kurma çabası.

Gençlik Kolları bu partide vitrin süsü değildir. CHP’de gençlik; afiş asan değil, yön veren; slogan atan değil, siyaset kurandır. Geçmiş dönem yöneticiler ise yük değil, bu partinin belleğidir. Belleği silinen parti, yönünü kaybeder.

Kartal’dan bakınca bu manzara yabancı değil. İlçe binaları taşınıyor, tabelalar değişiyor ama anlayış yerinde sayıyor. Danışma kurulları eleştiriyi duymamak için daraltılıyor. Örgüt, konfor alanına sıkıştırılıyor. Sonra da “neden iktidar olamıyoruz” diye soruluyor.

Bir de işin diğer yüzü var.

Gürsel Tekin sahnede. İlçe ilçe dolaşıyor, ama CHP ilçe binalarını değil; kahvaltı masalarını tercih ediyor. Basın var, çay var, simit var. Ama örgüt yok. İstanbul İl Binası’na kolluk kuvvetleri eşliğinde girilen günlerden, bugün “ben hâlâ il başkanıyım” havasına uzanan bir siyasi gerçeklik bu.

Kartal İlçe Binası’nın yeni adresini bilip bilmediğini gerçekten merak ediyor insan. Çünkü siyaset adresle yapılır. Örgütle yapılır. İlçe binasına uğramadan, örgüte temas etmeden, “geçici yönetim” söylemiyle dolaşmak; siyasetten çok nostaljiye benziyor.

Dahası, yaşanan soruşturma ve tutuklamalar konusunda kurulan cümleler fazlasıyla steril. “Bu iş hukuki” deniyor, siyasetle ilgisi olmadığı vurgulanıyor. Ama her cümlenin arasında siyaset dolaşıyor. Ne tam sahiplenme var, ne de gerçek bir yüzleşme. Pişmanlık yok. Özeleştiri yok. Sadece “partiyi arındıracağız” iddiası var.

Kartal’dan bakınca tablo net:
Aynı menü, farklı masa.
Bol eleştiri, az özeleştiri.
Sınırsız kahvaltı, sınırlı örgüt.

CHP’nin gücü; ilçe başkanlarının çevresinde pervane olan dar halkalarda değil.
Ne kayyım masalarında,
ne alkış koridorlarında,
ne de kapalı danışma salonlarında.

Bu partinin gücü; Kartal’da, Çiğli’de, sahada terleyen gençlikte, itiraz eden örgütte ve tüzüğe sadık iradededir.

Ve şunu açıkça söyleyelim:
Gençliği yok sayarak,
örgütü bypass ederek,
hafızayı susturarak
ne Kartal’da ne Türkiye’de iktidar olunur.

CHP, kahvaltı siyasetine değil; örgüt cesaretine muhtaçtır.
Gerisi sadece gürültüdür.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *