Vatandaş Köşesi Beyaz Eldivenin Lekesi

Vatandaş Köşesi Beyaz Eldivenin Lekesi

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Hukuk bazen bir kelime olur, bazen bir nefes.
Bu ülkede son aylarda nefesimiz kesiliyor.

Diploma kararında gözden kaçırılmak istenen ama herkesin kalbine çarpan tek bir hakikat var:
Ne İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü,
ne de İdare Mahkemesi kararında,
19 yaşındaki Ekrem İmamoğlu’nun tek bir somut yanlışına işaret edilemiyor.

Ortada yalan yok.
Sahtecilik yok.
Hile yok.
Yanıltma yok.

Devlet bir gün geliyor, “Buyur, bu senin hakkın” diyor.
Diploma veriyor. Tapu veriyor. Kimlik veriyor.
Sonra 35 yıl geçiyor…
Aynı devlet bu kez kapıyı çalıp şunu söylüyor:

“Biz o zaman hata yapmışız, hakkını geri alıyoruz.”

Bu hukuk değil.
Bu, hukukun inkârıdır.

Hata varsa, devletindir.
Bedel varsa, devlete aittir.
Vatandaşa fatura kesemezsin.

Mart ayından beri ülkede olan biten tam olarak bu:
Hukuk yok sayılıyor,
vicdanlar yaralanıyor,
adalet kelimesi dudakta ama karşılığı yok.

Ve tam bu tabloda…
Toplum kaynarken,
AKP’nin kendi tabanı bile huzursuzken,
çıkar uğruna parti değiştirip iktidarın sağına sığınmak…

Bu bir siyasi hamle değil.
Bu, akıl tutulmasıdır.

İnsan menfaat için onurunu satar mı?
Satıyorsa orada siyaset bitmiştir.

Cumhuriyet’in ilk yıllarından bir sahne düşünün.
İsmet İnönü diyor ki:
“Milletvekilleri ihaleye girmesin, iş takipçiliği yapmasın.”

Atatürk duruyor, düşünüyor ve şöyle diyor:

“Kanunla olmaz. Milletvekili, bunun yanlış olduğunu kendi idrak etmeli.”

Çünkü milletvekili demek,
beyaz eldiven demektir.
Kirlenmemesi gereken bir el.

Ve ne oluyor?
Kendi eniştesi dâhil kim olursa olsun,
o eldiven lekelendiğinde,
tereddüt etmiyor.

İstifa geliyor.
Sessiz, net, onurlu.

Bugünle fark tam da burada.

Bugün koltuk için susuluyor.
Bugün vaat için yön değiştiriliyor.
Bugün üç kuruşluk hesaplara,
bir ömürlük duruş feda ediliyor.

Bu tablo Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliği değildir.
Bu tablo,
örgüt bilincinden kopmuş,
siyaseti kişisel kariyer basamağı sanan,
“Ben kurtulayım da gerisi yansın” diyenlerin aynasıdır.

Ve şunu açıkça söyleyelim:
Bu tarz ucuz siyasi transferleri başarı sanan ilçe başkanları,
siyasetin değil, basitliğin temsilcisidir.

Vatandaş görüyor.
Vatandaş not alıyor.
Ve tarih, her zaman beyaz eldiveni kimin kirlettiğini yazıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *