Çocuk Adımlarıyla Ölçülen Şehirler

Çocuk Adımlarıyla Ölçülen Şehirler

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:


​Bir şehrin gelişmişliğini neye göre ölçeriz? 

Çoğumuzun aklına hemen devasa gökdelenler, kilometrelerce uzanan geniş bulvarlar ya da ışıltılı alışveriş merkezleri gelir. 

Ancak medeniyet, betonun miktarında değil, yaşamın kalitesindedir. 

Bir şehrin gerçek karnesi, o şehrin en savunmasız bireyi olan bir çocuğun sokaktaki özgürlüğüyle yazılır.

​Geniş yollar ve hızlı akan trafik, bir şehri modern değil, sadece "geçiş noktası" yapar. 

Oysa bir şehri "yuva" yapan şey, bir çocuğun bakkala giderken, parka koşarken ya da okuldan dönerken ailesinin içinde taşıdığı huzurdur. 

Eğer bir anne veya baba, çocuğu mahallesinde tek başına yürürken pencereden endişeyle bakmıyorsa, o şehir gerçekten medenidir.

​Medeniyetin en saf ölçüsü şudur: 

Bir çocuk, mahallesindeki kaldırımlarda takılmadan yürüyebiliyor mu? 

Sokaktaki her bir yabancıya "potansiyel bir tehlike" olarak değil, yardıma ihtiyaç duyduğunda sığınabileceği bir "komşu" gözüyle bakabiliyor mu?

​Gerçekten gelişmiş bir toplum, çocuklarına sadece oyun alanları inşa eden değil, tüm şehri onlar için güvenli bir oyun alanına dönüştürebilen toplumdur. 

Çünkü bir çocuk mahallesinde güvenle yürüyebiliyorsa, o mahallede insanlık, saygı ve huzur hâlâ hayattadır.

​Sonuç olarak; şehirlerimizi sadece araçlara göre değil, çocuk adımlarına göre tasarladığımızda ve komşuluk bağlarımızı bu güven üzerine kurduğumuzda, asıl medeniyete ulaşmış olacağız. 

Unutmayalım ki; çocukların korkmadan gülebildiği sokaklar, dünyanın en modern caddelerinden çok daha değerlidir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *